|
Maliye
Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN
YAPILANDIRILMASINA DAİR
7020 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 1)
I- AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR
18/5/2017
tarihli ve 7020 sayılı Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Kanun)
27/5/2017 tarihli ve 30078 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu Tebliğ ile 7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden,
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacakları
ile il özel idareleri ve belediyelere ait alacakların yapılandırılmasına
ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.
A- TANIMLAR
1- Kesinleşmiş Alacak
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinde; Kanun kapsamına giren alacaklar, alacaklı
idareler ve alacak türleri itibarıyla tanımlanmış ve Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmiş alacaklar kapsama alınmıştır.
Kanun
kapsamında yapılandırılacak alacakların, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
(bu tarih dâhil) kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tebliğin izleyen
bölümlerinde yapılan açıklamalarda kesinleşme tarihinin Kanunun yayımı
tarihi dâhil olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bir
alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı
olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.
Alacakların
kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler
nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.
Bazı alacakların kesinleşme süreçleri;
a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi;
(1) Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan
edildiği tarihte (ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk
eden vergilerin dava konusu yapılması hâlinde bu vergiler kesinleşmemiş
alacak olduğu hâlde, 7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasına
istinaden bu durumdaki vergilerin de Kanun hükmüne göre yapılandırılması
mümkün bulunmaktadır.),
(2) İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergiler
ile kesilen vergi cezalarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin
tebliği üzerine,
- Süresi
içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte
yargılama aşamalarının son bulması,
-
Uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,
hallerinde
söz konusu olacaktır.
213
sayılı Kanunun “Tahakkuk” başlıklı 22 nci maddesinde “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi
gereken bir safhaya gelmesidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre,
“verginin ödenebilir hale gelmesi” verginin tahakkuku olarak
tanımlanmıştır.
“Tahakkuk”
vergi hukukunun bir kavramı olduğu hâlde, “kesinleşme” yargılama hukukunun
kavramıdır.
Vergi
alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda
gerçekleşmekle birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur.
Örneğin,
ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza
ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece
mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi
mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davanın reddedilmesi)
hâlinde bir üst yargı merciine başvurulabilmektedir.
İtiraz/istinaf
incelemesi bölge idare mahkemesinde, temyiz incelemesi Danıştay’da devam
eden vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi
dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 112
nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak “tahakkuk” ettirildiği hâlde,
bir üst yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların
“kesinleşmiş alacak” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dolayısıyla,
7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, ilk derece yargı kararı
üzerine tahakkuk ettiği hâlde yargılamanın devam etmesi nedeniyle
kesinleşmemiş olan alacaklar Kanun kapsamına girmemektedir.
b) İdari para cezalarının kesinleşmiş alacak
olabilmesi için idari yaptırım kararlarına karşı süresi içerisinde dava
açılmaması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son
bulması gerekmektedir.
Ancak,
10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984
tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve
İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ve 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı
Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince
verilen idari para cezaları hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari
para cezaları verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.
c) Ecrimisillerin kesinleşmiş alacak olarak
değerlendirilebilmesi için ecrimisil ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme
ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde dava açılmamış olması veya
dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması
gerekmektedir.
ç) Yukarıda yer verilen alacakların dışında kalan
ancak Kanun kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmiş alacak olarak
değerlendirilebilmesi için söz konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde
ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmaması
gerekmektedir.
Feragat yoluyla kesinleşme süreci;
6/1/1982
tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında
özel bir düzenleme yapılmadığı hâlde anılan Kanunun 31 inci maddesinde,
feragat konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 12/1/2011 tarihli
ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086
sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447 nci
maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna
yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
6100
sayılı Kanunun 307 nci maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan
kısmen veya tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun,
309 uncu maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında
sözlü olarak yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin, kesin hüküm
gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her
aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür.
Buna
göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava
dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup,
davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp
tamamlandığından, feragatin geçerliliği için feragatin davalı tarafından
kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Öte
yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit
etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten
feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi
durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar
vermesi gerekmektedir.
Yukarıda
açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup,
feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya
kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından
feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da
tamamen vazgeçmiş olacaktır. Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden
dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda
olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları
doğmaktadır.
Bu
itibarla, 7020 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği hâlde
varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımı
tarihinden önce davadan tamamen feragat edilmesi ve feragate ilişkin
mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar,
7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, Kanundan
yararlanabilecektir.
Bu
durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların
tamamı esas alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.
Diğer
taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 30/3/2005 tarihli
ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Vazgeçme ve kabul” başlıklı 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasında “(1)
Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan
vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.”
hükmü yer almaktadır.
Buna
göre, Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış
olanlar hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri hâlinde de
“feragate” ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
2- Vergi, Beyanname ve Yİ-ÜFE Aylık Değişim Oranları
Kanunun
1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinde;
- vergi tabirinin,
213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,
-
beyanname tabirinin, vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,
- Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları
endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren
üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014
tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim
oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun
yayımlandığı ay dâhil),
ifade
ettiği hükme bağlanmıştır.
Bu
Tebliğde, vergi, beyanname ve Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirleri, 7020
sayılı Kanunda tanımlandığı şekilde kullanılmıştır.
B- MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI
TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI
7020 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde;
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından
Kanun kapsamına alınan alacaklar belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde
Kanun kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıda
açıklanmıştır.
1-
Alacağın Türü ve Dönemi
a) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
Açısından
(1) Alacağın türü
7020 sayılı Kanunun kapsamına, 213
sayılı Kanun kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı
gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.
(2)
Alacağın dönemleri
Kanun
kapsamına giren vergiler, vergilendirme dönemleri itibarıyla aşağıda
açıklanmıştır.
i) 31/3/2017 tarihinden (bu
tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe
kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.
Konuya
ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
- Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler
Vergilendirme
döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Mart/2017 ayı
ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi
Mart/2017 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü
Nisan/2017 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.
Örneğin,
1-15 Mart 2017 vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine
ilişkin özel tüketim vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile
beyanname verme süresinin son günü Mart/2017 ayına rastladığından kapsama
girmekte, 16-31 Mart 2017 vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi
Mart/2017 ayında olmakla birlikte beyanname verme süresi Nisan/2017 ayına
sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.
Aynı
şekilde, 1-15 Mart 2017 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil
edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati bitimine kadar ilgili
vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna
karşılık 16-31 Mart 2017 dönemine ilişkin olanlar kapsama girmemektedir.
- Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler
Şubat/2017
vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Mart/2017
vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
- Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler
Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname
verme süresinin son günü Mart/2017 ayı ve öncesine rastlayan dönemler
kapsama girmekte, Mart/2017 ayından sonraya rastlayanlar kapsama
girmemektedir.
Örneğin, 10-11-12/2016
dönemi (3 aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama
girmekte, 1-2-3/2017 dönemine (3 aylık) ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve
katma değer vergisinin dönemi Mart/2017 itibarıyla sonlanmakla birlikte
beyanname verme süreleri Nisan/2017 ayına rastladığından kapsama
girmemektedir.
Ayrıca, Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin (aa) alt bendi
gereğince, gelir ve kurumlar vergisine mahsuben 2017 yılında ödenmesi
gereken geçici vergi de Kanun kapsamında değildir.
- Yıllık
beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi
mükellefiyetleri
Vergilendirme
dönemi yıllık olan vergilerde, 2016 takvim yılı
ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2017
takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
2016 takvim yılına ilişkin olarak 2017 yılının Şubat ve Mart aylarında
beyan edilen gelir vergisi birinci taksitleri Kanun kapsamına girmekle
birlikte, Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1)
numaralı alt bendinin (aa) alt bendi gereğince, 2017 yılının Haziran ve
Temmuz aylarında ödenmesi gereken gelir vergisinin ikinci taksitleri Kanun
kapsamına girmemektedir.
Ayrıca, 2016 takvim yılına ilişkin olarak Nisan/2017 ayında beyan
edilmesi gereken kurumlar vergisinin Kanun kapsamında olmadığı tabiidir.
Özel
hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin sona
erdiği tarih ve beyanname verme süresinin son günü 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmekte,
bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.
2016
yılı kıst dönemlerine ilişkin olup vergi mevzuatı gereği 2017 yılı
içerisinde verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerinden, beyanname verme süresinin son günü 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olanlar kapsama girmektedir. Aynı şekilde, tasfiye dönemine ilişkin olarak
verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olanlar kapsama girmektedir.
- Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri
Bu vergi türünde, beyanname
verme süresinin son günü 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve
7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsama girmektedir.
- Harç mükellefiyetleri
2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak
işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil
edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine
göre tarhiyata konu olabilmektedir.
492 sayılı
Kanuna göre gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi
gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra
tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, devir ve iktisap işlemleri
nedeniyle, tarh edilip 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş bulunan harçlar Kanun kapsamına girmektedir.
492
sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam
harçları ile aynı Kanunun (8) sayılı tarifesi uyarınca tahsil edilen yıllık
harçlardan, Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.
- Ücretlilerde asgari geçim indirimi
Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler
adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar
Kanun kapsamındadır. Bu alacaklar için de 31/3/2017 tarihi esas alınacak,
aylık ya da üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan
açıklamalar çerçevesinde Kanun kapsamına girip girmediği tespit
edilecektir.
ii) 2017 yılına ilişkin olarak
31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara
bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun
kapsamındadır.
2017
yılına ilişkin olarak 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk
eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun
kapsamına girmektedir.
Ancak,
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt
bendinin (bb) alt bendi gereğince, 2017 yılı için tahakkuk eden motorlu
taşıtlar vergisi ikinci taksiti bu Kanun kapsamında değildir.
18/2/1963
tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin
altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen
taşıtlara ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olanlara ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin birinci taksiti
Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.
2017
yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar
vergisi için yapılan tarhiyatlardan 31/3/2017 tarihine kadar tahakkuk
ederek 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olan ve bu tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama
girmektedir. Ancak, 31/3/2017 tarihinden sonra tahakkuk edenler kapsama
girmemektedir.
492
sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarife uyarınca tahsil edilen ve 2017 yılına
ilişkin olarak 31/3/2017 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce tahakkuk eden yıllık harçlar kapsama girmektedir.
iii) 31/3/2017 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına
bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.
Vergi
aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 31/3/2017 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş olup, vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş olanlar kapsamdadır.
Örneğin;
Şubat/2017 dönemine ait olup 31/3/2017 tarihi saat 00:00’a kadar elektronik
ortamda verilmesi gereken mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu
(Form Ba) ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formunun (Form Bs)
bu tarihte verilmemesine ilişkin tespitler en erken bu tarihin bittiği
00:00 saatinden sonra dolayısıyla 1/4/2017 tarihinde yapılabileceğinden, bu
tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun
kapsamına girmemektedir. Şubat/2017 döneminden önceki dönemlere ait söz
konusu bildirimler nedeniyle kesilmesi gereken cezalar ise Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla kesinleşmiş olması şartıyla Kanun kapsamına
girmektedir.
Diğer
taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin
ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit
edilecektir.
b) Kapsama Giren İdari Para
Cezaları
Kanun
kapsamına;
-
21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu,
- Mülga
11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun,
-
10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu,
-
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
-
18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları
ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,
- 23/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması
Hakkında Kanun,
- Mülga
13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayınları Hakkında Kanun,
-
10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu,
-
25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu,
-
25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun,
-
15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın
Hizmetleri Hakkında Kanun,
hükümlerine
göre 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları
girmektedir.
7020
sayılı Kanun hükümlerine göre, söz konusu idari para cezalarından,
31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi
geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar
kapsamdadır.
Ancak,
31/3/2017 tarihinden önce verilmekle birlikte Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmemiş ya da ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para
cezaları Kanun kapsamına girmemektedir.
c) 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer
Alacaklar
21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
kapsamında takip edilen ve 7020 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında olan
alacaklardan, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi
geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan asli ve
fer’i amme alacaklarından takip için vergi dairelerine intikal edenler
Kanun kapsamındadır.
Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamına;
- Ecrimisiller,
- Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,
- Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,
- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından verilen öğrenim ve
katkı kredisi alacakları,
- Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,
- 30/6/1934 tarihli ve
2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak
Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında
Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,
gibi alacaklardan vergi dairelerine takip için intikal etmiş olanlar
girmektedir.
Ayrıca, 28/3/2002
tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun kapsamında olup vergi dairelerine takip için intikal etmiş
olan amme alacakları 7020 sayılı Kanun
kapsamındadır.
6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca
hesaplanan %10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79
uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki
tazminatlar asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle Kanun kapsamında
yapılandırılacaktır.
Ancak,
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında
takip edilen;
- Adli
ve idari para cezaları (Kanun kapsamına giren idari para cezaları hariç),
- Mülga
7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet
hissesi ve Devlet hakkı ile 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol
Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi,
- Mülga
22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker
fiyat farkı,
- Mülga
10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli
Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler
İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve
akaryakıt fiyat farkı,
-
4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet
hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu,
- Mülga
10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 26/9/2011 tarihli ve 655
sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk
ve römorkörcülük hizmet payları,
7020
sayılı Kanun kapsamı dışında tutulmuştur.
C- İL ÖZEL İDARELERİNCE TAKİP
EDİLEN AMME ALACAKLARI
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince, il
özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi
31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 7020 sayılı Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve
fer’i amme alacakları Kanun kapsamına girmektedir.
Ancak,
aynı bent ile il özel idarelerinin, idari para cezası ve 3213 sayılı
Kanundan kaynaklanan özel idare payı alacakları Kanun kapsamı dışında
tutulmuştur.
Ç- BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN
ALACAKLAR
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri ile
belediyelerin anılan Kanun kapsamına giren alacakları sayılmış olup bu
alacaklar aşağıda belirtilmiştir.
1- 213 sayılı Kanun Kapsamına
Giren Alacaklar
-
31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan
vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme
zamlarından,
- 2017
yılına ilişkin olarak 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk
eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme
zamlarından,
kesinleşmiş
olup, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama
girmektedir.
Belediyelerin
213 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklarının dönemleri bu Tebliğin
(I/B-1-a) bölümünde açıklandığı şekilde tespit edilecektir.
Örneğin,
Şubat/2017 dönemine ait ilan ve reklam vergisi kapsama girmekte, Mart/2017
dönemine ait ilan ve reklam vergisi ise beyannamenin Nisan/2017 ayında
verilmesi gerektiğinden kapsama girmemektedir. Aynı şekilde, Şubat/2017
dönemine ait haberleşme vergisi kapsama girmekte, Mart/2017 dönemine ait
haberleşme vergisi ise kapsama girmemektedir.
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (1)
numaralı alt bendi gereğince, 2017 yılına ilişkin emlak vergisi, emlak
vergisi üzerinden hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına
katkı payı ile işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre
temizlik vergisi Kanun kapsamına girmemektedir.
Ayrıca,
2017 yılına ilişkin olarak 31/3/2017 tarihinden önce yıllık olarak tahakkuk
eden ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16
ncı maddesine istinaden belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun
görülen ilan ve reklam vergisi alacaklarından kesinleşmiş olup, 7020 sayılı
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.
Diğer
taraftan, 2464 sayılı Kanun gereğince alınan ve 31/3/2017 tarihinden önce
tahakkuk eden yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına
katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payından oluşan belediye
alacaklarından kesinleşmiş olup, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan alacaklar kapsama girmektedir.
2- 6183 sayılı Kanun Kapsamına
Giren Alacaklar
Belediyelerin
bu Tebliğin (I/Ç-1) bölümünde açıklanan alacaklarının yanı sıra, 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olan ve 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları da
Kanun kapsamına alınmıştır.
Ancak,
6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekle birlikte belediyelerce verilen
idari para cezaları ile 2464 sayılı Kanunun mükerrer 97 nci maddesinin (b)
fıkrası gereğince, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet
gösteren maden işletmelerince 3213 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde yer
alan paylara ilaveten belediyelere ödenmesi gereken paylar, Kanun kapsamı
dışında tutulmuştur.
3- Belediyelerin Ücret
Alacakları
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2)
numaralı alt bendinde, 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili
gereken, vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 7020
sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte,
ödenmemiş ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar da Kanun
kapsamına alınmıştır.
Örneğin,
belediyelere ait iş makinelerinin 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin
verdiği yetkiye istinaden kiralanması sebebiyle ödenmesi gereken kira
ücretinin vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce ise Kanun
kapsamına girmekte, bu tarihten sonra ise girmemektedir.
Diğer
taraftan, belediyelerin gayrimenkul kira alacakları 7020 sayılı Kanun
kapsamına girmemektedir.
4- Belediyelerin Su, Atık Su ve
Katı Atık Ücreti Alacakları
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (3)
numaralı alt bendi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu
kapsamındaki belediyelerin, su abonelerinden; vadesi 31/3/2017 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olup, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan su, atık su ve katı atık
ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.
Örneğin,
su kullanım dönemi 15 Şubat 2017 ila 15 Mart 2017 olan su alacağının
faturada yer alan son ödeme tarihi Mart/2017 ayı içerisine rastladığı
takdirde Kanun kapsamına girmekte, Nisan/2017 ayına rastladığı takdirde
Kanun kapsamına girmemektedir.
5- Büyükşehir Belediyelerinin
Katı Atık Ücreti Alacakları
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (4)
numaralı alt bendi ile büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872
sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre, vadesi 31/3/2017 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olup, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan katı atık ücreti alacakları
ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza
ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.
6- Büyükşehir Belediyeleri Su ve
Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları
7020
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,
20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel
Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin alacaklarına yönelik düzenleme
yapılmış ve bu idarelerin, vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olup, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla
birlikte, ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu
alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamına
alınmıştır.
II- ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacakların ne
şekilde yapılandırılacağı düzenlenmiştir.
Kanun
kapsamında alacakların yapılandırılarak ödenebilmesi için bu alacakların;
-
Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen tür ve dönemden kaynaklı bir alacak
olması,
-
“kesinleşmiş alacak” olması,
-
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş olması (Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının
(ç), (d) ve (e) bendinde vadesi 31/3/2017 tarihi ve öncesi olarak
belirlenen alacaklar için bu tarih ve öncesinin esas alınması),
şarttır.
Buna
göre, bir alacağın 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak
ödenebilmesi için bu üç şartın bir arada bulunması gerekmektedir.
A- BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ
7020 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ilgili
maddelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanundan
yararlanmak isteyen borçluların 30/6/2017 tarihi sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunması şartı getirilmiştir.
Buna göre, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere,
büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon
idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve bu Kanun kapsamına giren
borçlarını yapılandırarak ödemek isteyen borçluların,
30 Haziran 2017 tarihine
(bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil
dairelerine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.
Maliye
Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için Kanun hükümlerinden
yararlanmak isteyen borçlular, bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan
başvurabilecekleri gibi posta yoluyla veya Gelir İdaresi Başkanlığının
internet adresi (www.gib.gov.tr)
üzerinden başvuruda bulunabileceklerdir.
Ayrıca,
borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para
cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini
tahsile yetkili vergi dairelerine de başvuru yapabileceklerdir. Bu
takdirde, ödeme planları mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri
tarafından tanzim edilecek ve mükelleflere ödeme
planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza karşılığında elden,
gerekli şartların bulunması koşuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden
doğrudan verilebilecektir.
Bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B, 2/C, 2/D), Maliye Bakanlığına bağlı vergi
dairelerine ödenecek kesinleşmiş alacaklar için Kanundan yararlanmak
isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiş olup alacaklı diğer idarelerce
örneğe uygun başvuru dilekçelerinin hazırlanarak borçluların kullanımına
sunulması icap etmektedir.
Borçluların
birden fazla vergi dairesine olan borçları için Kanundan yararlanma
talebinde bulunmaları hâlinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı
başvurmaları gerekmektedir.
213 ve
6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri
nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi
amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak
ilgili vergi dairesine yazılı başvuru yapmak suretiyle 7020 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla bu kişilerin Kanundan
yararlanabilmek için Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi üzerinden
başvurmaları mümkün bulunmamaktadır.
Borçlular,
Kanun kapsamına giren toplam borçları için Kanundan yararlanabilecekleri
gibi talep ettikleri dönem ve türler açısından da Kanundan
yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin,
her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için başvuruda
bulunmaları zorunludur.
7020 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hüküm gereğince,
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde Vergi Mahkemesi/Bölge İdare
Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesinin mükellefe tebliğ
edilmemiş olması nedeniyle ödeme süresi oluşmamış alacaklar için maddeden
yararlanmak isteyen mükellefler, başvuru dilekçesinde bu hususu ayrıca belirteceklerdir.
Diğer
taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında vergi dairelerince
Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri adına niyabeten takip
edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmayıp, bu
yöndeki taleplerin ilgili gümrük idaresine yapılması gerekmektedir.
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası gereğince, Kanun
hükümlerinden yararlanmanın şartlarından birisi de dava açılmaması, açılmış
davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, bu
Kanundan yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat
işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen
beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa
ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.
Öte
yandan, elektronik ortamda Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunan
borçluların, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması
hâlinde ilgili vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da başvurmaları
şarttır.
B- ALACAK TUTARININ TESPİTİ
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek
tutarın tespitinde uygulanacak esaslar belirlenmiş ve alacak asılları
üzerinden hesaplanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
alacakları yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak hesaplanacak
Yİ-ÜFE tutarının alacak asılları ile birlikte ödenmesi kuralı
getirilmiştir.
Madde
kapsamında, yapılandırılarak ödenecek alacakların tespitinde aşağıda
yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
1- Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanması
Yİ-ÜFE tutarı, fer’i alacaklar için esas alınan
hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.
Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı
Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan
gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek,
sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları kullanılacaktır.
Yİ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı
dışında Kanun kapsamına giren diğer fer’i alacaklar yerine de
hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi
kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.
Ayrıca, Yİ-ÜFE tutarı, 31/10/2016 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği aylık
değişim oranları, 1/11/2016 tarihinden itibaren Kanunun yayımlandığı Mayıs
2017 ayı dâhil geçen süreye her ay için aylık %0,35 oranı esas alınmak
suretiyle hesaplanacaktır.
Yİ-ÜFE hesaplamalarında ilk aya ilişkin esas
alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için
açıklanmış olan orandır. Alacağın vade tarihinin ayın son günü olması
hâlinde de hesaplamalarda başlangıç oranı olarak kullanılacak Yİ-ÜFE aylık
değişim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için belirlenmiş oran
olacaktır.
Türkiye İstatistik Kurumunca, Ocak/1980 ayından
Ekim/2016 ayına ait açıklanan
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ile 1/11/2016 tarihinden itibaren esas
alınacak aylık oran ekli tabloda (Ek:1)
yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE
aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da
hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme
ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer olduğu
takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması
gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.
Örnek 1-
24/8/2015 vadeli bir verginin
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olması hâlinde bu vergiye
%29,4934 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları toplamı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak
Süre
|
SÜRE
|
ESAS ALINACAK ORAN (%)
| |
25/8/2015 - 24/9/2015 için
|
Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,98
| |
25/9/2015 - 24/10/2015 için
|
Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
1,53
| |
25/10/2015
- 24/11/2015 için
|
Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
-0,2
| |
25/11/2015
- 24/12/2015 için
|
Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
-1,42
| |
25/12/2015
- 24/1/2016 için
|
Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
-0,33
| |
25/1/2016 - 24/2/2016 için
|
Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,55
| |
25/2/2016 - 24/3/2016 için
|
Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
-0,2
| |
25/3/2016 - 24/4/2016 için
|
Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,4
| |
25/4/2016 - 24/5/2016 için
|
Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,52
| |
25/5/2016 - 24/6/2016 için
|
Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
1,48
| |
25/6/2016 - 24/7/2016 için
|
Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,41
| |
25/7/2016 - 24/8/2016 için
|
Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,21
| |
25/8/2016 - 24/9/2016 için
|
Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,08
| |
25/9/2016 - 24/10/2016 için
|
Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,29
| |
25/10/2016
- 24/11/2016 için
|
Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,84
| |
25/11/2016
- 24/12/2016 için
|
Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/12/2016
- 24/1/2017 için
|
Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/1/2017 - 24/2/2017 için
|
Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/2/2017 - 24/3/2017 için
|
Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/3/2017 - 24/4/2017 için
|
Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/4/2017 - 24/5/2017 için
|
Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
25/5/2017 - 26/5/2017 için
|
Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı
[(0,35/100)/30x100]x2*
|
0,0234
| |
TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI
|
7,2634
|
*Gecikme zammının ay kesrine isabet eden günleri
için Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, ilgili ay Yİ-ÜFE aylık değişim oranı 30’a bölünmek
suretiyle (Yİ-ÜFE aylık değişim oranı/100/30=) bulunacak günlük oran
kullanılacaktır. Bulunacak rakamın virgülden sonraki 6 hanesi
hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam eden hanelerde bir sayı
bulunması hâlinde 6 ncı hane bir üst sayıya tamamlanacak ve bulunan rakam
100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır.
Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay kesrine isabet eden
toplam Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır.
Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı
çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre
yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Örnek 2-
30/6/2016 vadeli yıllık gelir
vergisi ikinci taksitinin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olması
hâlinde bu vergiye %15,2142 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı
yerine toplam Yİ-ÜFE oranı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak
Süre
|
SÜRE
|
ESAS ALINACAK ORAN (%)
| |
1/7/2016 - 31/7/2016 için
|
Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,41
| |
1/8/2016 - 31/8/2016 için
|
Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,21
| |
1/9/2016 - 30/9/2016 için
|
Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,08
| |
1/10/2016 - 31/10/2016 için
|
Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,29
| |
1/11/2016 - 30/11/2016 için
|
Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,84
| |
1/12/2016 - 31/12/2016 için
|
Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
1/1/2017 - 31/1/2017 için
|
Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
1/2/2017 - 28/2/2017 için
|
Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
1/3/2017 - 31/3/2017 için
|
Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
1/4/2017 - 30/4/2017 için
|
Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı
|
0,35
| |
1/5/2017 - 26/5/2017 için
|
Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı
[(0,35/100)/30x100]x26
|
0,3042
| |
TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI
|
3,8842
|
Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı
çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre
yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanmasında Esas Alınacak
Diğer Hususlar;
Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması
gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim
oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler
çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.
6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan
asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak Yİ-ÜFE tutarı
için de uygulanacaktır.
6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme
zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme
zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmayacak, bu
hallerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de durduracaktır.
6183 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca,
belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen
ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında
uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki Yİ-ÜFE aylık değişim oranı
uygulanacaktır.
2-
Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve
Vadesi Geldiği Hâlde
Ödenmemiş Vergiler
Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamına, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olan ve
Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla
kesinleşmiş olup, bu tarihe kadar (bu tarih dâhil) vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş vergiler girmektedir.
Madde kapsamında ödenecek alacak
tutarının tespiti için vergi asıllarına;
- vade tarihinden, Kanunun yayımı tarihine kadar
geçen süre için gecikme zammı yerine,
- daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması
hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi
yerine,
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Yİ-ÜFE tutarı, vergi aslı ile toplanarak Kanuna
göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına ilişkin gecikme zammı,
gecikme faizi, vergi aslına bağlı vergi cezaları ile bu cezalara uygulanan
gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 3-
26/1/2014 vadeli 13.400,00 TL
gelir (stopaj) vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun yayımı tarihine
kadar 7.504,00 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla toplam borç tutarı 20.904,00 TL’dir.
Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre,
gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı
ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.
|
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
|
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
|
Toplam Gecikme Zammı Oranı
|
Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
27/1/2014 - 26/5/2017
|
13.400,00
|
%56
|
7.504,00
|
%18,55
|
2.485,70
|
Buna
göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki
gibi olacaktır.
|
Ödenecek
Tutar
|

|

| | |
Gelir (Stopaj) Vergisi
|
:
|
13.400,00 TL
| | |
Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı Yerine)
|
:
|
2.485,70 TL
| | |
TOPLAM
|
:
|
15.885,70 TL
| | |
Tahsilinden
Vazgeçilen Alacaklar
|

|

| |
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
|
:
|
7.504,00 TL
| |
|
|
|
|
|
|
Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 15.885,70
TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 7.504,00 TL tutarındaki alacağın
tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 4- 2012 vergilendirme dönemine ilişkin olarak
25/3/2013 tarihine kadar elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık gelir
vergisi beyannamesi verilmemiştir. Yapılan inceleme sonucunda, 2012 dönemi
için 42.000,00 TL gelir vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası
ile 1.170,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit
edilmiştir. Vergi/ceza ihbarnamesi 17/4/2014 tarihinde mükellefe tebliğ
edilmiştir. İnceleme sonucu yapılan bu tarhiyat 17/5/2014 tarihinde
tahakkuk etmiş ve Kanunun yayımı tarihine kadar herhangi bir ödemede
bulunulmamıştır. Bu tarhiyata göre tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası,
özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve gecikme zamları şu şekildedir.
|
Gelir Vergisi
|
:
|
42.000,00 TL
| |
Vergi Ziyaı Cezası
|
:
|
42.000,00 TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
|
:
|
1.170,00 TL
| |
Gecikme Faizi
|
:
|
6.468,00 TL
| |
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
|
:
|
20.599,61 TL
| |
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı
|
:
|
20.599,61 TL
| |
TOPLAM
|
|
132.837,22 TL
|
Bu
Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, ödenecek tutar
ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.
Vergi
aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan ve Kanun kapsamına giren vergi
cezalarının Kanundan yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, Kanunun 2
nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince bu cezaların
%50’sinin ödenmesi şartıyla, cezanın
geri kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
Vergi
aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları kullanılarak, Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna
göre, örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı,
bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda
gösterilmiştir.
|

|
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
|
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
|
Toplam Gecikme Faizi Oranı
|
Gecikme Faizi Tutarı (TL)
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
I. Taksit
|
1/4/2013-17/5/2014
|
21.000,00
|
%18,20
|
3.822,00
|
%12,53
|
2.631,30
| |
II. Taksit
|
1/8/2013-17/5/2014
|
21.000,00
|
%12,60
|
2.646,00
|
%9,77
|
2.051,70
| |
TOPLAM
|

|
42.000,00
|

|
6.468,00
|

|
4.683,00
|
Gecikme
zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak
toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekildedir.
|
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
|
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
|
Toplam Gecikme Zammı Oranı
|
Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
18/6/2014 -26/5/2017
|
42.000,00
(Gelir V.)
|
%49,3736
|
20.736,91
|
%13,6453
|
5.731,03
| |
18/6/2014 -26/5/2017
|
42.000,00
(Vergi Ziyaı Cezası)
|
%49,3736
|
20.736,91
|
-----
|
-----
|
|
Ödenecek
Tutar
|
|
| |
Gelir Vergisi
|
:
|
42.000,00 TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası (1.170,00 x %50=)
|
:
|
585,00 TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine)
|
:
|
4.683,00
TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına
Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)
|
:
|
5.731,03
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
52.999,03 TL
|
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
|
|
| |
Vergi Ziyaı Cezası
|
:
|
42.000,00 TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
(1.070,00 x %50=)
|
:
|
585,00
TL
| |
Gecikme Faizi
|
:
|
6.468,00
TL
| |
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı
|
:
|
20.736,91
TL
| |
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan
Gecikme Zammı
|
:
|
20.736,91
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
90.526,82 TL
|
Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 52.999,03 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda,
toplam 90.526,82
TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
3- Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve
Ödeme Süresi Henüz Geçmemiş Vergiler
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Kanunun
yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla kesinleştiği hâlde ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için de Kanun hükmünden
yararlanılabileceği belirtilmiştir.
Buna
göre, muhtelif şekillerde kesinleşen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda açıklanan
hususlar ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate
alınarak işlem tesis edilecektir.
a) 213 sayılı Kanunun Uzlaşma
Hükümlerine Göre Kesinleşen Alacaklar
7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil)
213 sayılı Kanunun gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma
hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak ödeme süresi henüz
geçmemiş borcu olan mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza
tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun
hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Örnek 5- 24/6/2016 tarihinde verilmesi
gereken katma değer vergisi beyannamesi süresinde verilmemiştir. Mükellefin
defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu adına 60.000,00 TL
katma değer vergisi tarh edilerek bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.370,00
TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Buna
ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi 3/4/2017 tarihinde mükellefe tebliğ
edilmiştir.
Mükellef,
12/4/2017 tarihinde uzlaşma talebinde bulunmuş, 5/5/2017 tarihi uzlaşma
günü olarak verilmiş ve aynı gün varılan uzlaşma sonucuna göre, vergi
dairesince aşağıda yazılı tutarlar tahakkuk ettirilmiştir.
|
Katma
Değer Vergisi
|
:
|
50.000,00
TL
| |
Vergi
Ziyaı Cezası
|
:
|
6.000,00
TL
| |
Özel
Usulsüzlük Cezası
|
:
|
1.370,00
TL
| |
Gecikme
Faizi
|
:
|
7.000,00
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
64.370,00 TL
|
Mükellefin
Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde, Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla uzlaşma sonucu tahakkuk eden alacakların ödeme süresi
henüz geçmemiş (vade tarihi: 4/6/2017) olduğundan, Kanun hükmüne göre
ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki şekilde
olacaktır.
|
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
|
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
|
Toplam Gecikme Faizi Oranı
|
Gecikme Faizi Tutarı
(TL)
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
27/6/2016-5/5/2017
|
50.000,00
|
%14,00
|
7.000,00
|
%3,58
|
1.790,00
|
|
Ödenecek Tutar
|
|
| |
Katma Değer Vergisi
|
:
|
50.000,00
TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
(1.370,00 x %50=)
|
:
|
685,00
TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine)
|
:
|
1.790,00
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
52.475,00 TL
|
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
|
|
| |
Vergi Ziyaı Cezası
|
:
|
6.000,00
TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
(1.370,00 x %50=)
|
:
|
685,00
TL
| |
Gecikme Faizi
|
:
|
7.000,00
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
13.685,00 TL
|
Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 52.475,00
TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 13.685,00 TL tutarındaki alacağın
tahsilinden vazgeçilecektir.
b) 213 sayılı Kanunun 376 ncı
Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar
213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiş olan
vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim
talebinde bulunulan ancak, 7020 sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla dava açma süresi geçmiş, dolayısıyla kesinleştiği hâlde ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli ceza tutarları
dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu
safhada bulunan alacaklar için, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesine göre
indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan bir
ceza ya da iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması durumunda
ödenecek ceza tutarının 7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirilmiş tutar üzerinden hesaplanmasına
dikkat edilecektir.
Örnek 6- 12/4/2017 tarihinde Bakanlığımız özel işaretli görevlisinin
ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 800,00 TL özel usulsüzlük
cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 17/4/2017 tarihinde tebliğ
edilmiştir. Mükellef söz konusu vergi cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı
maddesi hükmünden yararlanmak üzere dava açma süresinin son günü olan
17/5/2017 tarihinde vergi dairesine müracaat etmiştir.
Vergi
dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın 1/3’ü indirilerek, kalan
533,33 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş ve mükellefe cezayı
17/6/2017 tarihine kadar ödemesi gerektiği bildirilmiştir.
Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa
ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, 213
sayılı Kanunun 376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan 533,33 TL özel
usulsüzlük cezası, 7020 sayılı Kanun
hükümlerine göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu
cezanın %50’sine isabet eden (533,33 x %50=)266,67 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 266,66 TL’nin
tahsilinden vazgeçilecektir.
c) 213 sayılı Kanunun 371 inci Maddesinde
Yer Alan Pişmanlık Hükümlerine Göre Beyan Edilen Matrahlar Üzerinden
Tahakkuk Eden Alacaklar
7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla (bu tarih
hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi
henüz geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden
yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Ancak,
7020 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme yapılmamış olması hâlinde
pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla,
kısmen pişmanlık ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar
Kanun hükmünden yararlanamayacaktır.
213
sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla 371 inci maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde
ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve
vergi asılları ile bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanun
kapsamında yapılandırılacaktır.
Örnek 7- Şubat/2016 vergilendirme
dönemine ilişkin elektronik ortamda verilmesi gereken gelir (stopaj)
vergisi beyannamesi 15/5/2017 tarihinde pişmanlıkla verilmiş, bunun üzerine
18.600,00 TL vergi tahakkuk etmiş ve alacağın vadesi 30/5/2017 tarihi olarak oluşmuştur. Ayrıca,
beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle 1.370,00 TL tutarında özel
usulsüzlük cezası kesilerek aynı gün mükellefe tebliğ edilmiştir.
Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa
ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, Kanun
hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı
aşağıdaki gibi olacaktır.
|
Pişmanlık Zammı Hesaplanan
Süre*
|
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
|
Pişmanlık
Zammı
Oranı
|
Pişmanlık
Zammı Tutarı
(TL)
|
Yİ-ÜFE
Hesaplanacak
Süre
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
27/3/2016-
26/5/2017
|
18.600,00
|
%19,60
|
3.645,60
|
27/3/2016-
26/5/2017
|
%6,33
|
1.177,38
|
*
Pişmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi esas alınmıştır.
|
Ödenecek Tutar
|
|
| |
Gelir
(stopaj) Vergisi
|
:
|
18.600,00 TL
| |
Damga
Vergisi
|
:
|
33,90 TL
| |
Yİ-ÜFE
Tutarı (Pişmanlık Zammı Yerine)
|
:
|
1.177,38 TL
| |
TOPLAM
|
:
|
19.811,28 TL
|
|
Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar
|
|
| |
Pişmanlık
Zammı (Gelir (stopaj) Vergisi için)
|
:
|
3.645,60
TL
|
Yukarıda
belirtilen 19.811,28 TL’nin
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, 3.645,60 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
Mükellefe
kesilmiş olan 1.370,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına ilişkin
vergi/ceza ihbarnamesinin 15/5/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve 7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla 30 günlük dava açma
süresinin geçmemiş olması nedeniyle bu alacak kesinleşmemiş olduğundan, bu
ceza için Kanun hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
Mükellefçe,
yapılandırılan tutarın tamamının Kanun hükümlerine göre ödenmemesi hâlinde,
pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacak ve Kanun hükmünden
yararlanılamayacaktır.
ç) 213 sayılı Kanun Uyarınca
İkmalen, Re’sen ya da İdarece Yapılan Tarhiyata İlişkin Olarak Dava
Açılmaksızın Kesinleşen Alacaklar
İkmalen,
re’sen ya da idarece tarh edilmiş ve Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla kesinleşmiş olan ve ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
alacaklar için tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinde belirtilen
tutar ve hesaplanan gecikme faizi dikkate alınarak Kanundan
yararlanılabilecektir.
4- Kanunun Yayımı Tarihinden
Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergiler
7020 sayılı
Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihinden önce asılları kısmen ya da
tamamen ödenmiş olan alacaklar Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi hükmüne göre yapılandırılacaktır.
Buna
göre, Kanunun yayımı tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş
olan vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
a) Asılları Kısmen Ödenmiş Olan
Vergiler
Asılları kısmen ödenmiş olan vergilerin
ödenmemiş kısmına,
- vade
tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,
- daha
önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin
hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,
Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Bu
tutar, ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan
alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan
alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi
aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar
ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Asılları
kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına isabet eden gecikme zammı ve
gecikme faizinin ödenmemiş olması hâlinde ise aşağıdaki (b) bölümünde yer
alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
b) Asılları Tamamen Ödenmiş
Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı
7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihinden önce asılları
tamamen ödenmiş vergiler üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme
faizleri;
-
verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme
zammı yerine,
-
vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi
yerine,
Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Yİ-ÜFE
tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına
uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu
cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.
Diğer
taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce vergi aslının, vergi aslına
uygulanan gecikme zammının, gecikme faizinin ve vergi cezalarının ödenmiş
olması, başka bir ifadeyle, ödenmemiş kısmın sadece vergi cezasına
uygulanan gecikme zammından ibaret olması hâlinde, herhangi bir şart
aranmaksızın vergi cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden
vazgeçilecektir.
c) Asılları Tamamen Ödenmiş
Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, Kanunun Yayımı
Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler
Asılları tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme
faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen
tahsilat yapılmışsa,
-
verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan
gecikme zammı yerine,
-
vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi
yerine,
Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Ödenmiş
gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla
olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme
faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte,
tahsil edilmiş gecikme faizi ve gecikme zammından red ve iade
yapılmayacaktır.
Ödenmiş
gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az
olması hâlinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme
faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde
belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 8- Ocak, Şubat, Mart/2016
vergilendirme dönemine ilişkin 22.850,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk
etmiştir. Ancak, mükellef 17/5/2016 vadeli kurum geçici vergi borcunu
ödememiştir. Söz konusu kurum geçici vergi borcu mükellefin kurumlar
vergisi beyannamesini, beyanname verme süresi içerisinde vermesi nedeniyle,
1/4/2017 tarihi itibarıyla terkin edilmiş ve 3.359,06 TL gecikme zammı
hesaplanmıştır.
Mükellefin
gecikme zammı borcuna karşılık vergi dairesince 2/5/2017 tarihinde 350,00
TL tahsilat yapılmıştır.
Mükellefin,
7020 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde geçici
verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için
hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu
durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı
%4,8855’dir.
Toplam
Yİ-ÜFE tutarı ise (22.850,00 x %4,8855=)1.116,34 TL olacaktır.
Mükellefin
gecikme zammına karşılık hiç ödeme yapmamış olması hâlinde, Kanun hükmünden
yararlanmak için ödemesi gereken tutar 1.116,34 TL’dir.
Ancak, mükelleften
Kanunun yayım tarihinden önce gecikme zammına karşılık 350,00 TL tahsilat
yapıldığından, 7020 sayılı Kanuna göre ödemesi gereken Yİ-ÜFE tutarından,
daha önce ödenen gecikme zammı tutarı çıkarılarak tahsili gereken Yİ-ÜFE
tutarı bulunacaktır.
Buna göre, ödenecek
Yİ-ÜFE tutarı; (1.116,34
- 350,00=)766,34 TL’dir.
Mükellefin bu tutarı Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödemesi hâlinde gecikme zammından kalan (3.359,06 - 350,00=)3.009,06 TL’nin
tahsilinden vazgeçilecektir.
5- Sadece Vergi Aslına Bağlı
Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret Borçlar
7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla ödenmemiş
borcun sadece vergi aslına bağlı kesilen cezalardan olması durumunda bu
Tebliğin (II/F-14) bölümünde belirtilen açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
6- Bir Vergi Aslına Bağlı
Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları
7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca, 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilmiş olan vergi aslına bağlı
olmayan vergi cezaları, Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş olması hâlinde, anılan bent kapsamında
yapılandırılabilecektir.
Bu
durumda, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının (I. ve II. derece
usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan
%50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun
yayımı tarihinden önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması
hâlinde ödenmemiş kısım için bu Kanundan yararlanılacaktır.
Örnek 9- Mükellefe, yaptığı satışa
ilişkin fatura vermemesinden dolayı 210,00 TL özel usulsüzlük cezası
kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 10/2/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Kesilen ceza itirazsız kesinleşmiştir.
Mükellefin,
7020 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde 210,00 TL
özel usulsüzlük cezasının %50’sine isabet eden (210,00 x %50=)105,00 TL’yi
ödemesi gerekecektir. Söz konusu tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde kalan 105,00 TL
özel usulsüzlük cezasının tahsilinden vazgeçilecektir.
7- İştirak Nedeniyle Kesilen
Vergi Ziyaı Cezaları
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca
iştirak nedeniyle kesilen, Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine,
bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun
yayımı tarihinden önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmış ise kalan
tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.
8- İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen
Vergiler
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, ihtirazi kayıtla verilen
beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında, maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.
Buna
göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak
ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanun
kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı
mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı
üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden
yararlanılacaktır.
Ayrıca,
alacağa ilişkin açılmış olan davalardan vazgeçilmesi gerektiği tabiidir.
9- Motorlu Taşıtlar Vergisine
İlişkin Yapılacak İşlemler
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasıyla, Kanun kapsamında
ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve
gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, Kanun
hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, 197 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar
fenni muayene yaptırılmasına ve uçuşa elverişli belgesi verilmesine imkân
sağlanmaktadır.
Ancak,
taşıtın satış ve devri hâlinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi
şartının aranılacağı tabiidir.
10- 5736 sayılı Kanuna Göre
Uzlaşılmış Alacaklar
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 20/2/2008
tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili
Hakkında Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği hâlde
Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan tutarların Kanunun 2 nci
maddesi kapsamında yapılandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
5736
sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen alacaklardan 7020 sayılı Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar, Kanunun 2 nci maddesine göre
yapılandırılacak ve ödenecek tutarın tespitinde, alacak asıllarına 5736
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince ödemede
gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak uygulanması gereken;
- %5
zammın yerine ilgili aylara ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,
- 5736
sayılı Kanunda öngörülen ve taksitlere %5 zammın uygulandığı süreden sonra
gecikilen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanması
gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,
esas
alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
7020
sayılı Kanuna göre; 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri uyarınca
ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden
itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz
için herhangi bir Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında
hesaplanan tutar, 7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendi gereğince, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin edilecektir.
Diğer
taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında uzlaşılarak
tahakkuk ettirilen ve taksitler hâlinde vadelendirilen alacak tutarı
içerisinde yer alan vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında
yapılandırılacak ve varsa vergi cezaları hakkında da 7020 sayılı Kanun
hükümleri uygulanacaktır.
11- Kanunun 2 nci Maddesi
Kapsamındaki İdari Para Cezaları
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; 31/3/2017
tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme
süresi henüz geçmemiş bulunan ve Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi
kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırma usulü belirlenmiştir.
Buna
göre, Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan askerlik, seçim, nüfus,
trafik, karayolu taşıma, otoyollar ve köprülerden ihlalli geçiş idari para
cezaları ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilmiş olan idari
para cezalarından, 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiş olan
ve bu Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup
vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunanların asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanun
kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;
- 2918
sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına,
vade tarihinden ödendiği tarihe kadar,
- 4925
sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmemiş olan idari para
cezalarından, anılan Kanunda değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe
girdiği 8/2/2008 tarihinden önce (bu tarih hariç) verilmiş olanlara vade
tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),
geçen
her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz
tutarının da cezanın iki katını
geçmemesi gerekmektedir.
7020
sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu taşıma idari para cezalarının
yapılandırılmasında aylık %5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE
tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı da ilgili Kanun
gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.
2918
sayılı Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla
değişmeden önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ
tarihinden itibaren on gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları
iki katına çıkarak ödeme süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde
de ödenmeyen trafik idari para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı
Kanunun yürürlüğünden önce verildiği hâlde 7020 sayılı Kanunun yayımı
tarihine kadar ödenmemiş olan trafik idari para cezalarının
yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak bulunmadığından, bu alacak
üzerinden Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmada üç katına çıkmış
tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı
Kanunla değişmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış
karayolu taşıma idari para cezaları için de üç katına çıkan tutar üzerinden
Kanundan yararlanılabilecektir.
7020
sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin tutanakların
ilgili vergi dairelerine intikal etmemiş olması hâlinde, borçlular vergi
dairelerine idari yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek başvuruda
bulunabilecek ve bu başvurular üzerine söz konusu idari para cezaları Kanun
kapsamında yapılandırılacaktır.
Örnek 10- 13/4/2016 vadeli 844,00 TL
tutarlı trafik idari para cezasının, Kanundan yararlanılmak suretiyle
ödenmesi durumunda ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden
vazgeçilen alacak tutarı şu şekilde olacaktır.
|
Faiz Hesaplanan Süre
|
İdari Para Cezası Tutarı
(TL)
|
Faiz Oranı
|
Faiz Tutarı
(TL)
|
Toplam
Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
14/4/2016-
26/5/2017
|
844,00
|
%70
|
590,80
|
%6,28
|
53,00
|
|
Ödenecek
Tutar
| |
İdari Para Cezası
|
:
|
844,00
TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarı (Faiz Yerine)
|
:
|
53,00 TL
| |
TOPLAM
|
:
|
897,00 TL
|
|
Tahsilinden
Vazgeçilen Alacak
| |
Faiz
|
:
|
590,80 TL
| |
|
|
|
Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 897,00
TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 590,80 TL tutarındaki faizin
tahsilinden vazgeçilecektir.
12- 6183 sayılı Kanun Kapsamında
Takip Edilen Diğer Alacaklar
7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç)
bendinde, vergiler ile Kanun kapsamına giren idari para cezaları dışında
kalan ve bu Tebliğin (I/B-1-c) bölümünde belirtilen amme alacaklarının
yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı
alt bendi kapsamında olan ve Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan asli alacakların ödenmemiş kısmının
tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i amme alacakları yerine Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz,
cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının
tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun
yayımı tarihinden önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması hâlinde ise fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmesi şartıyla Kanun hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.
Söz
konusu bent kapsamına giren alacak asıllarının Kanunun yayımı tarihinden
önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde yapılandırılacak tutar bu
Tebliğin (II/B-4) bölümüne göre tespit edilecektir.
Bu
bölümde yer verilen alacaklara yönelik olarak Kanundan yararlanılmak
istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmış olması hâlinde
davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
Örnek
11- Yurtdışından
7 ay vadeli ihracatın finansmanı için 13/3/2013 tarihinde kredi kullanan
mükelleften teşvik mevzuatı gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu
kesintisi yapılmamıştır.
İhracat
taahhüdünü süresi içinde kapatan mükellefin taahhüt kapatılmasında
kullanılan gümrük beyannamelerinin gerçeğe uygun olmadığının anlaşılması
üzerine ilgili banka tarafından 12.000,00 TL kaynak kullanımını destekleme
fonu kesintisi takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin bağlı olduğu vergi
dairesine 17/7/2014 tarihinde bildirilmiştir. Vergi dairesince yapılan
tebliğ üzerine vadesi 24/9/2014 tarihi olan kaynak kullanımını destekleme
fonu kesintisi ile kredi kullanım tarihinden vade tarihine kadar hesaplanan
cezai faiz için Kanunun yayımı tarihine kadar herhangi bir ödemede
bulunulmamıştır.
Mükellefin,
Kanundan yararlanmak üzere bağlı olduğu vergi dairesine başvurması hâlinde,
kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi aslına;
- Kredi
kullanım (13/3/2013) tarihinden vade tarihine kadar geçen süre için
hesaplanan cezai faiz yerine,
- Vade
tarihinden Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihine kadar (bu tarih hariç)
geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna
göre, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faiz ve
gecikme zammı yerine uygulanacak Yİ-ÜFE tutarları aşağıdaki şekilde
olacaktır.
|
Cezai Faizin Hesaplandığı Süre
|
KKDF Tutarı
(TL)
|
Cezai
Faiz
(TL)
|
Toplam Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
13/3/2013
- 23/9/2014
|
12.000,00
|
3.313,97
|
%13,6224
|
1.634,69
| |
Örnek
olayın meydana geldiği dönemde yıllık cezai faiz oranı; 4/12/1984 tarihli
ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci
maddesinde yer alan kanuni faiz oranlarının 2 katıdır. Hesaplamalarda,
kredi kullanım tarihinden alacağın vade tarihine kadar yürürlükte olan
kanuni faiz oranlarının 2 katı esas alınarak geçen gün sayıları üzerinden
basit faiz hesaplama metodu kullanılmaktadır. 13/3/2013 tarihinden
23/9/2014 tarihine kadar geçen süre için faiz tutarı [12.000,00 x 560 x
(9x2)]/36500=3.313,97 TL’dir.
|
|
Gecikme Zammının Hesaplandığı
Süre
|
KKDF Tutarı
(TL)
|
Toplam Gecikme Zammı Oranı
|
Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
|
Toplam
Yİ-ÜFE Oranı
|
Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
| |
25/9/2014-26/5/2017
|
12.000,00
|
%44,8467
|
5.381,60
|
%12,3534
|
1.482,41
|
Ödenecek
tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı:
|
Ödenecek Tutar
|
|
| |
Kaynak
Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi
|
:
|
12.000,00
TL
| |
Yİ-ÜFE
Tutarı (Cezai Faiz Yerine)
|
:
|
1.634,69 TL
| |
Yİ-ÜFE
Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)
|
:
|
1.482,41
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
15.117,10
TL
|
|
Tahsilinden Vazgeçilen
Alacaklar
|
|
| |
Cezai
Faiz
|
:
|
3.313,97
TL
| |
Gecikme
Zammı
|
:
|
5.381,60
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
8.695,57 TL
|
Yukarıda
belirtilen şekilde hesaplanan toplam 15.117,10 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
toplam 8.695,57
TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
13- Tecilli Alacaklar
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasında “(12) Bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımı
tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip
de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit
tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit
tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit
tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece
ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde
ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri
uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm
uyarınca, 7020 sayılı Kanun kapsamına
giren alacakların, Kanunun yayımı tarihinden
önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar (4/6/2008
tarihli ve 5766 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi gibi) uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına
uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden
yararlanabileceklerdir.
Bu takdirde, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için
tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına
tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun
öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile
ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde
kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek 7020 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.
İlgili kanunlara göre tecil edilmesine rağmen alacağın varlığına
ilişkin mahkemelerde ihtilafın devam ediyor olması, dolayısıyla alacağın
kesinleşmemiş bulunması durumunda bu alacağın Kanun kapsamında
yapılandırılması mümkün olmayacaktır.
Ayrıca,
7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bu Kanunun
yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar ile bu maddenin onikinci
fıkrası kapsamında olan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer
kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve
iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu
nedenle, Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, 7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihinden önce taksit
tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.
Bu
durumdaki alacaklar için Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde
ödenmemiş alacak aslına uygulanmış olan fer’i alacaklar yerine, vade
tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde alacak asıllarıyla
ilgili fer’i alacakları ile asla bağlı vergi cezaları ve bu cezalara
ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.
6183
sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile diğer kanunlar gereğince tecil edilen
alacağın gecikme zammı, gecikme faizi ve/veya vergi cezasından ibaret
olması hâlinde, bu Tebliğin (II/B-4 ila 6) bölümlerinde yapılan açıklamalar
çerçevesinde ödenecek Yİ-ÜFE tutarı tespit edilerek Kanun hükmünden
yararlanılacaktır. Bu takdirde de Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş
tecil faizlerinin red ve iadesi yapılmayacaktır.
Örnek
12- Mükellef
tarafından 26/7/2016 tarihinde ödenmesi gereken 24.000,00 TL gelir (stopaj)
vergisi zamanında ödenmemiştir. 3/11/2016 tarihinde vergi dairesine
başvurularak toplam borç için tecil talebinde bulunulmuştur.
Vergi
dairesi mükellefin gecikme zammı dâhil 25.086,46 TL borcu olduğunu tespit
etmiş ve bu tutarın, ilk taksit Kasım/2016 ayından başlamak ve 12 ayda 12
eşit taksitte ödenmek üzere tecilini uygun görmüştür.
Aylık
Taksit Tutarı: 25.086,46 / 12 = 2.090,54 TL’dir.
Mükellef
ilk yedi taksitini zamanında ödemiş, 7/6/2017 tarihinde Kanundan
yararlanmak için bağlı olduğu vergi dairesine başvuruda bulunmuştur. İlk
yedi taksit ile birlikte toplam 573,51 TL tecil faizi ödenmiştir.
Bu
örnekte, vergi dairesi öncelikle kalan borç tutarından ne kadarının vergi
aslı, ne kadarının da gecikme zammı olduğunu tespit edecektir.
Örnek
olayda;
|
Ödenen Borç Tutarı
|
=
|
Aylık
Taksit Tutarı x Ay Sayısı
| |
|
=
|
2.090,54
x 7
| |
|
=
|
14.633,78
TL’dir.
|
Ödenen tutardan vergi aslına
isabet eden tutar, aşağıdaki formüle göre tespit edilecektir.
|
Vergi
aslına isabet eden tutar
|
=
|
Ödenen
Tutar x Vergi Aslı Tutarı
Toplam
Borç Tutarı
|
|
Vergi
aslına isabet eden tutar
|
=
|
14.633,78
x 24.000,00
|
=
|
14.000,00
TL’dir.
| |
25.086,46
|
Kalan vergi aslı tutarı =
24.000,00 - 14.000,00 = 10.000,00 TL’dir.
Bu
durumda, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil
hükümleri geçerli sayılacaktır. Kalan 5 taksit tutarının toplamı 10.452,70
TL olup bunun 10.000,00 TL’si vergi aslı, 452,70 TL’si gecikme zammıdır.
Vergi
aslından kalan 10.000,00 TL tutara, Kanunun yayımı tarihine kadar
hesaplanan 1.400,00 TL gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
kullanılarak hesaplanacak 352,00 TL Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Kanuna
göre ödenmesi gereken vergi aslı ve Yİ-ÜFE tutarının (10.352,00 TL),
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde 10.000,00 TL vergi
aslına hesaplanan 1.400,00 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Bununla
birlikte, tecil kapsamında ilk yedi taksit tutarı ile birlikte Kanunun
yayımı tarihinden önce tahsil edilen 573,51 TL tecil faizi red ve iade
edilmeyecektir.
14- Bazı Kanunlara Göre
Yapılandırılmış Olan ve Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Ödemeleri Devam
Eden Alacaklar
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendinde; bu
Kanun hükümlerinin, 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004
tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü
maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı
İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun
geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar
hakkında uygulanmayacağı hükme bağlandığından, anılan Kanunlar uyarınca
uzlaşma ya da yapılandırma hükümlerinden yararlanan kuruluşların bu
borçları Kanun kapsamında yapılandırılmayacaktır.
Ayrıca,
Kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince;
-
13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması
ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun
ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun,
- 6552
sayılı Kanun,
-
3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına
İlişkin Kanun,
hükümlerine
göre yapılandırılan ve 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit
ödemeleri devam eden alacaklar ile,
- 6736
sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacakların (matrah ve vergi artırımı ile
işletme kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklanan vergiler),
7020
sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.
6736
sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile 6736 sayılı
Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde geçici 2 nci
maddenin yürürlüğe girdiği 27/1/2017 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken
tutarları süresinde ödemeyerek anılan Kanun hükümlerini ihlal eden
borçlulara, ihlale neden olan tutarları, ödemeleri gerektiği tarihten bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve
ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı
ile birlikte 31 Mayıs 2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri
hâlinde 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı
sağlanmıştır.
Ayrıca,
aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, 6736 sayılı Kanun kapsamında 2017 yılının Ocak ayından itibaren (ödeme süresi bu
aya tekabül eden taksitler dâhil) ödenmesi gereken taksitlerin her birinin
ödeme süreleri dörder ay uzatılmıştır.
Buna
göre, 7020 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27/5/2017 tarihi itibarıyla
6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve taksit ödemeleri devam eden
bu alacakların 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün
bulunmamaktadır.
Örnek 13- Mükellef, 26/4/2013 vadeli katma
değer vergisi borcunu 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında 12
taksit ödeme seçeneğini tercih etmek suretiyle yapılandırmış, 2012 takvim
yılına ilişkin yıllık gelir vergisi borcunu ise yapılandırmamıştır.
Mükellef,
yapılandırılan borcuna ilişkin olarak, 30/11/2016 tarihine kadar ödemesi
gereken birinci taksitini süresinde ödemediğinden, 6736 sayılı Kanundan
yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Ancak,
6736 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle mükelleflere, ödenmeyen birinci
taksit tutarlarının, hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31 Mayıs
2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi hâlinde anılan Kanun
hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.
Buna
göre, mükellefin, yapılandırılan borcuna ilişkin süresinde ödemediği
birinci taksiti 6736 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine istinaden 31
Mayıs 2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödeme imkânı bulunduğundan, 7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla 6736 sayılı Kanun
hükümleri ihlal olmamıştır. Bu nedenle, mükellefin 7020 sayılı Kanunun 3
üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince 6736 sayılı Kanun
kapsamında yapılandırılan borcu için 7020 sayılı Kanundan yararlanma imkânı
bulunmamaktadır.
Diğer
taraftan, mükellefin 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadığı 2012
takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi borcu için 7020 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanabilmesi mümkündür.
Örnek 14- 6736 sayılı Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olarak anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
başlanılan vergi incelemesi sonucu tarh edilen vergi ve kesilen cezalara
ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi mükellefe 10/11/2016 tarihinde tebliğ
edilmiş olup, mükellef 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila
sekizinci fıkrası hükümlerinden yararlanmak için peşin ödeme seçeneğini
tercih ederek 6/12/2016 tarihinde başvuruda bulunmuş ve borcun vadesi
31/12/2016 olarak belirlenmiştir. Ancak, mükellef tarafından bu tarihe
kadar ödeme yapılmamıştır.
Diğer
taraftan, 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince,
süresinde ödenmeyen söz konusu borcun, 31/1/2017 tarihine kadar geç ödeme
zammı ile birlikte ödenmesi halinde anılan Kanundan yararlanma imkanı
bulunmasına rağmen mükellef bu süre içerisinde de ödeme yapmamıştır.
Bu
durumda, 6736 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırması 1 Şubat 2017 tarihi
itibarıyla ihlal olmuş ve 6736 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi
hükümlerinden yararlanamamıştır.
Buna
göre, mükellefin söz konusu vergi/ceza ihbarnamesine konu borcu için 7020
sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi itibarıyla 6736 sayılı Kanun
hükümleri ihlal edilmiş olduğundan, söz konusu borcun 7020 sayılı Kanun
hükümleri kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.
15- Kanunun Yayımı Tarihi
İtibarıyla Yargı Kararına Göre Kesinleştiği Hâlde Ödeme Süresi
Belirlenmemiş Alacaklar
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, bu Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile
kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı
alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda
bulunulması koşuluyla bu alacakların da bu madde hükümlerinden
yararlandırılacağı, bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat
yapılmayacağı ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihinin
kabul edileceği, bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik
yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükme
göre, Kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili olup, tarhiyata ilişkin
mahkemelerce verilerek taraflardan birine tebliğ edilen ve bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen yargı kararına
istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi
Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza
İhbarnamesi) yapılmaması nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği
alacaklar için bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması
koşuluyla Kanundan yararlanılabilecektir.
Bu
durumda, borçlunun başvuru dilekçesinde bu fıkra kapsamına giren borçları
için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi şartıyla, bu
alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi Mahkemesi/Bölge
İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ
edilmeyecek ve alacakların vade tarihi Kanunun yayımı tarihi kabul
edilecektir.
Fıkra
kapsamındaki alacakların yalnızca vergi aslı veya vergi aslı ile birlikte
asla bağlı vergi cezası olması durumunda, verginin tamamı ile bu tutar
üzerinden gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı
ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla alacak asıllarıyla ilgili
gecikme faizi ile asla bağlı cezaların tahsilinden vazgeçilecektir.
Fıkra
kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı vergi cezası olması ve vergi aslının Kanunun yayımı tarihinden önce
ödenmiş olması durumunda, herhangi bir başvuruya bağlı olmaksızın bu
cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Fıkra
kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı olmayan vergi cezası olması
durumunda, bu vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile
özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden
vazgeçilecektir.
7020
sayılı Kanunun yayımı tarihinden sonra bu fıkra kapsamına giren alacaklara
yönelik başvuru süresi içerisinde yapılmış ödemelere ilişkin tebligatlar
hakkında da başvurulması şartıyla bu fıkra hükmü uygulanacak ve alacakların
vade tarihi olarak Kanunun yayım tarihi kabul edilecektir.
Diğer
taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce fıkra kapsamına giren alacaklara
karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için bu madde
hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, fıkra kapsamına giren
alacakların Kanunun yayımı tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde
bu madde hükümlerinden yararlanılamayacağı
tabiidir.
Ayrıca,
bu fıkra hükmünden yararlanılması durumunda, fıkra kapsamına giren
alacaklar için tebligat yapılmayacağı gibi alacakların vade tarihi olarak
Kanunun yayımı tarihi kabul edileceğinden, madde hükümlerinin ihlal
edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi Mahkemesi/Bölge İdare
Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeksizin
ve Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi vade tarihi kabul edilmek
suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.
Ancak,
borçlu tarafından bu fıkra hükmünden yararlanmak için başvuruda
bulunulmaması durumunda vergi dairesince alacağa yönelik Vergi
Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza
İhbarnamesinin tebliğ edileceği tabiidir.
16- Belediyelerin Ücret, Su ve
Atık Su Alacakları, Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları
ile Büyükşehir Belediyeleri Su ve
Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları
7020
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları
gereğince yapılandırılacak ücret, su, atık su ve katı atık ücreti
alacaklarından, vadesi 31/3/2017 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu
hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara
bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında
bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak
hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde
ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.
Söz
konusu alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/B-12)
bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
C- ÖDEME SÜRESİ VE ŞEKLİ
1- Ödeme Süresi
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “(1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine
ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
isteyen borçluların;
a) 30/6/2017 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Maliye
Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ilk taksitini 31/7/2017 tarihine kadar (bu
tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek
tutarların ilk taksitini 31/8/2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer
taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde
azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,
şarttır.” hükmü yer
almaktadır.
Bu hüküm
çerçevesinde; Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı
tahsil dairelerine borçlu olanların Kanunun 2 nci maddesi hükmünden
yararlanmak istemeleri hâlinde, 30
Haziran 2017 tarihine (bu
tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine başvurmaları
gerekmektedir. Kanun kapsamında yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme
süresi içerisinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz
eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 31 Temmuz 2017 tarihi mesai saati
bitiminde sona ermektedir.
Kanunun
3 üncü maddesi hükmü ile azami taksit süresi 18 eşit taksit olarak
belirlenmiş olmakla birlikte 6, 9 ve 12 eşit taksitte ödeme seçenekleri de
bulunmaktadır.
Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi
tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati
sonuna kadar uzayacaktır.
2- Ödeme ve Katsayı Uygulaması
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan
alacak tutarının peşin veya taksitle ödenmesi imkânı getirilmiş ve ödeme
süresine bağlı olarak katsayı uygulaması öngörülmüştür.
Katsayı
uygulamasının düzenlendiği Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) Bu Kanun hükümlerine göre
hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.
a) Hesaplanan tutarların
tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde,
bu tutarlara bu Kanunun yayımı tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre
için herhangi bir faiz uygulanmaz ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden ayrıca %50
indirim yapılır.
b) Hesaplanan tutarların
taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, borçluların başvuru sırasında altı,
dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini
tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir
sürede ödeme yapılamaz.
c) Taksitle yapılacak ödemelerde
2 nci ve 4 üncü maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için
(1,045),
2) Dokuz eşit taksit için
(1,083),
3) On iki eşit taksit için
(1,105),
4) On sekiz eşit taksit için
(1,15),
katsayısı ile çarpılır ve
bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler
hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit
süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak tercih edilen süreden daha kısa
sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre
düzeltilir.” hükmü yer
almaktadır.
Bu hükmün uygulamasında aşağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması
gerekmektedir.
a) Kanuna göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara Kanunun yayımı
tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz, gecikme
zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı ya
da katsayı uygulanmayacaktır.
Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme
süresi içerisinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de bu
hükümden yararlanılacaktır.
b) Kanuna
göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit
ödeme süresi içerisinde peşin olarak
tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutar üzerinden ayrıca %50 oranında
indirim yapılacaktır.
Ancak,
peşin ödeme indirimi ilk taksit ödeme süresi içerisinde borcun tamamına
karşılık yapılan ödemelere uygulanacağından, Kanunun 3 üncü maddesinin
altıncı fıkrası gereğince ilk taksiti izleyen ayın sonuna kadar geç ödeme zammı
ile birlikte yapılacak ödemelerde peşin ödeme indirimi uygulanması mümkün
bulunmamaktadır.
Örnek 15- Kanun hükümlerinden yararlanmak
için vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, peşin ödeme seçeneğini
tercih etmiştir.
Vergi
dairesi, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak aslı tutarını 145.800,00
TL, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanan tutarı ise 38.250,00 TL olmak üzere toplam 184.050,00 TL olarak
hesaplamıştır.
Mükellef,
yapılandırılan borç tutarını peşin ödeme seçeneği ile ödemeyi tercih
ettiğinden, ayrıca bir katsayı hesaplanmamıştır.
Mükellef
tarafından ilk taksit ödeme süresi içerisinde yapılandırılan borcun
ödenmesi nedeniyle fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanan tutardan %50 oranında indirim yapılacaktır. Bu
durumda, mükellef Yİ-ÜFE tutarı olarak [38.250,00 - (38.250,00 x
%50)]=19.125,00 TL, toplamda 164.925,00 TL ödeme yapmak suretiyle Kanun
hükümlerinden yararlanacaktır.
Ancak,
yapılandırılan borcun mükellef tarafından Temmuz/2017 ayının sonuna kadar
ödenmeyip, hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte Ağustos/2017 ayı
içerisinde ödenmesi durumunda 38.250,00 TL Yİ-ÜFE tutarının tamamının
ödenmesi gerekmektedir.
Örnek 16- Örnek 5’de belirtilen yapılandırılan alacağın peşin ödenmek istenmesi hâlinde ödenecek tutar ile
tahsilinden vazgeçilecek tutar aşağıda gösterilmiştir.
|
Ödenecek Tutar
|
|
| |
Katma Değer Vergisi
|
:
|
50.000,00
TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
(1.370,00 x %50=)
|
:
|
685,00
TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarının %50’si
(Gecikme Faizi Yerine)
|
:
|
895,00
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
51.580,00 TL
|
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
|
|
| |
Vergi Ziyaı Cezası
|
:
|
6.000,00
TL
| |
Özel Usulsüzlük Cezası
(1.370,00 x %50=)
|
:
|
685,00
TL
| |
Gecikme Faizi
|
:
|
7.000,00
TL
| |
Yİ-ÜFE Tutarının %50’si
|
:
|
895,00
TL
| |
TOPLAM
|
:
|
14.580,00 TL
|
Örnek
5’de yer alan toplam 64.370,00 TL alacak, Kanun kapsamında yapılandırılarak
peşin ödenmesi hâlinde 51.580,00 TL’ye düşmekte ve 14.580,00 TL tutarındaki
alacağın tahsilinden vazgeçilmektedir.
c) Yapılandırılan alacak tutarının taksitle ödenmesi
mümkündür. Bu takdirde, borçlularca başvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18
eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu
tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlinde,
idarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin
ödeme planı verilecektir.
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin açık hükmü sebebiyle borçlular tercih
ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.
ç) Taksitle yapılacak ödemeler için Kanunun
öngördüğü ilgili katsayı, yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve
bulunacak tutar borçlu tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikişer
aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.
Örneğin;
borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacağın 6 eşit taksitte
ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı takdirde yapılandırılan alacak tutarı
6 eşit taksit için öngörülen (1,045) katsayısı ile çarpılacak ve bulunan
tutar taksit sayısı olan 6 sayısına bölünecektir. Aynı şekilde borçlunun 18
eşit taksiti seçmesi hâlinde, taksitle ödenecek alacak tutarı (1,15)
katsayısı kullanılarak tespit edilecektir.
d) 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının (c) bendi ile borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa
sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde
madde hükmüne göre hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.
Örneğin;
borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit
taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı hâlde borcun 9 eşit taksit
için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,15) katsayısı esas
alınarak hesaplanan tutar, 9 eşit taksit için öngörülen (1,083) katsayısına
göre düzeltilecektir.
Kanunda
genel olarak 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit süresi olmak üzere dört ayrı taksit
süresi ve bu süreler için dört farklı katsayı belirlenmiştir. Erken yapılan
ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin yapılabilmesi için borçlu
tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak katsayı ile alacağın
tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için belirlenmiş
katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.
Örnek 17- Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 12 eşit taksitte
ödemeyi talep etmiştir.
Vergi dairesi Kanun kapsamında
yapılandırılan alacak tutarını 36.000,00 TL olarak hesaplamıştır.
Mükellef,
yapılandırılan alacak tutarını 12 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden,
36.000,00 TL alacak tutarı (1,105) katsayısı ile çarpılacaktır.
Bu
şekilde bulunan tutar, 12’ye bölünmek suretiyle taksit tutarı
hesaplanacaktır.
12 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar : 36.000,00 x 1,105= 39.780,00 TL
Taksit tutarı : 39.780,00
/ 12= 3.315,00 TL’dir.
Taksitlendirmeye
esas olan 36.000,00 TL’nin (39.780,00 - 36.000,00=)3.780,00 TL’si toplam
katsayı tutarıdır.
Mükellef,
Temmuz/2017, Eylül/2017, Kasım/2017, Ocak/2018, Mart/2018 aylarında ödemesi
gereken taksit tutarları toplamı olan (3.315,00 x 5=)16.575,00 TL’yi
süresinde ödemiştir.
Nisan/2018
ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten
ödemek istediğini bildirmiştir.
Başvuru
sırasında 12 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte,
daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde, borcun
tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına
(1,105) katsayısı yerine 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1,045)
katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden
hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan
hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan
daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken
tutar bulunacaktır.
Buna
göre;
|
6 eşit
taksit için taksitlendirmeye esas tutar
|
:
|
36.000,00
x 1,045
|
=
|
37.620,00 TL
| |
Ödenen toplam taksit tutarı
|
:
|
3.315,00 x 5
|
=
|
16.575,00 TL
| |
Tahsil
edilecek toplam tutar
|
:
|
37.620,00 - 16.575,00
|
=
|
21.045,00 TL
|
olacaktır.
Bu
durumda, mükellefin 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan 36.000,00
TL borcu için (37.620,00 - 36.000,00=)1.620,00 TL katsayı tutarı tahsil
edilecektir.
Yapılacak
erken ödeme mükellefe (3.780,00 - 1.620,00=)2.160,00 TL daha az ödeme
imkânı sağlayacaktır.
Örnek 18- Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte
ödemeyi talep etmiştir.
Vergi dairesi Kanun kapsamında
yapılandırılan alacak tutarını 22.000,00 TL olarak hesaplamıştır.
Mükellef,
yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden,
22.000,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.
Bu
şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı
hesaplanacaktır.
|
18
eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar
|
:
|
22.000,00
x 1,15 = 25.300,00 TL
| |
Taksit
tutarı
|
:
|
25.300,00
/ 18 = 1.405,56 TL’dir.
|
Taksitlendirmeye
esas olan 25.300,00 TL’nin (25.300,00 - 22.000,00=)3.300,00 TL’si toplam
katsayı tutarıdır.
Mükellef,
ilk 12 taksiti süresinde ödemiştir. Bu sürede yapılan toplam tahsilat
(1.405,56 x 12=)16.866,72 TL’dir.
Haziran/2019
ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten
ödemek istediğini bildirmiştir.
Mükellef
tarafından borcun tamamı 18 eşit taksit için öngörülmüş ödeme süresi
(Temmuz/2017 ila Mayıs/2020) içinde erken ödenmiş olmakla birlikte,
ödemenin yapıldığı Haziran/2019 ayı Kanunda belirlenen ve farklı katsayı
uygulanmasını gerektiren 12 eşit taksit için öngörülmüş süreden
(Temmuz/2017 ila Mayıs/2019) sonraya rastlamaktadır.
Kanunda
12 eşit taksit ila 18 eşit taksit arasındaki süreler için farklı bir
katsayı belirlenmemiştir. Bu nedenle, mükellefçe yapılan ödemeye 18 eşit
taksit için belirlenmiş katsayı dışında bir katsayı uygulanması imkânı
bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Haziran/2019 ayında mükellefin kalan altı
taksit tutarını defaten ödemesi hâlinde herhangi bir katsayı düzeltmesi
yapılmayacaktır.
Örnek 19- Örnek 18’de belirtilen
mükellefin taksitlendirilen borcunun ilk 5 taksitini süresinde ödedikten
sonra kalan kısmın tamamını Mayıs/2018 ayında ödediği kabul edildiğinde
Kanun kapsamında ödenecek tutar aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
Kanun
kapsamında yapılandırılan alacak tutarı 22.000,00 TL’dir. Katsayı
uygulanmak suretiyle taksitlendirilen tutara (25.300,00 TL) karşılık beş
taksit tutarı olan 7.027,80 TL tahsil edilmiştir.
Başvuru
sırasında 18 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte,
daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde borcun
tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına
(1,15) katsayısı yerine 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1,045)
katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden
hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan
hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan
daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken
tutar bulunacaktır.
|
Buna
göre;
| |
|
|
|
|
| |
6 eşit
taksit için taksitlendirmeye esas tutar
|
:
|
22.000,00 x 1,045
|
=
|
22.990,00
TL
| |
Ödenen
toplam taksit tutarı
|
:
|
1.405,56 x 5
|
=
|
7.027,80
TL
| |
Tahsil
edilecek toplam tutar
|
:
|
22.990,00 - 7.027,80
|
=
|
15.962,20
TL
| |
olacaktır.
|
|
|
|
|
Bu
durumda, mükellefin 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan 22.000,00
TL borcu için (22.990,00 - 22.000,00=)990,00 TL katsayı tutarı tahsil
edilecektir.
Yapılacak
erken ödeme mükellefe (25.300,00 - 22.990,00=)2.310,00 TL daha az ödeme
imkânı sağlayacaktır.
e) 7020 sayılı Kanun kapsamında
ödenecek tutarlar, vergi dairelerine, anlaşmalı bankalara ödenebileceği
gibi, anlaşmalı bankaların banka kartı ve kredi kartı kullanılmak suretiyle
de ödenebilecektir.
3- Kredi kartı ile ödeme
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı
Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi
uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart
kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde
yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi
koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı
gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren
makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine veya
Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun
41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen
günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle
ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.” hükmü yer
almaktadır.
Bu
hüküm, 7020 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi
kartı kullanılmak suretiyle de ödenmesine imkân vermektedir. Madde hükmüne
göre kredi kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan
bankalarla anlaşma yapılması gerekmektedir.
Bu Tebliğin
yayımı tarihi itibarıyla Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine
ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla
gerekli anlaşma sağlanmış olup kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak
ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir.
Ancak, bankaların uygulama geliştirmeleri hâlinde, internet siteleri veya
şubeleri üzerinden de kredi kartıyla tahsilat işlemleri yapılması
mümkündür.
Kredi
kartı ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla
taksitin defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili
taksit aylarına yansıtılmak suretiyle ödenmesi şeklinde yapılabilecektir.
Borçluların
kredi kartına taksit şeklinde ödeme yapmak istemeleri hâlinde, 7020 sayılı
Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun
hesaplarına Kanunun öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla
birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi
kartı ile ödeme işleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç
ödenmiş kabul edilecektir.
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, kredi kartı
kullanılmak ve borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç
olarak yansıtılmak suretiyle yapılan ödemeler, ilgili taksit ayının son gününü izleyen
günden itibaren 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen sürede
Hazine hesaplarına aktarılacaktır.
Örneğin, borçlu tarafından Kanun kapsamında taksitlendirilmiş alacağın
ilk iki taksit tutarının kredi kartı ile aynı gün ödendiği varsayıldığında,
banka tarafından taksitler ilgili taksit ayları olan Temmuz/2017 ve
Eylül/2017 aylarında borçlunun hesap ekstrelerine
yansıtılacak ve bu suretle yapılan tahsilat tutarları taksit aylarının son
gününü izleyen 20 gün içerisinde Hazine hesaplarına aktarılacaktır.
Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin Kanunun öngördüğü taksitli
ödeme şekli olduğu dikkate alındığında, bu şekilde yapılan ödemelerde de
katsayı uygulanacaktır.
4- Mahsuben ödeme
7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında,
Kanun hükümlerinden yararlanarak borçlarını yapılandıran mükelleflerin
vergi dairelerinden olan alacaklarıyla yapılandırılan borçlarını ne şekilde
ödeyebilecekleri hususu düzenlenmiştir.
Madde hükmüne göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine
ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, Kanun hükümlerinden
yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi
mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen
borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya
taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve
eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Belgelere ek olarak mahsuben iadenin
gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi
inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi
dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.
Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı
tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri
yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun
yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen taksit
tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda bildirimde bulunulması
gerekmektedir.
Bir aylık süre içerisinde eksik ödenen taksit tutarının, ödenmesi
gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için
6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı
oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik
ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.
Mükelleflerin
bu hükümden yararlanmaları için başvurularını bu Tebliğe ekli (Ek:2/E) dilekçe ile yapmaları
gerekmektedir.
Diğer
taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine mahsup işlemleri yapıldıktan
sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının tespiti hâlinde, haksız alınan
iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli tarhiyatın yapılacağı
tabiidir. Bu durumda, Kanun kapsamında mahsup yoluyla yapılmış olan
tahsilatlar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır.
Ç- KANUN HÜKMÜNDEN
YARARLANMANIN DİĞER ŞARTLARI
1- Taksit Ödeme Süresince
Mükelleflerin Beyanı Üzerine Tahakkuk Edecek Vergilerin Zamanında Ödenmesi
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip
edilen yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi,
kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için
bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler,
taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler
üzerine tahakkuk eden bu vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi
türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da
eksik ödemeleri hâlinde bu Kanun hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına
ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.” hükmü yer
almaktadır.
Buna
göre, Kanundan yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergileri,
gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve
özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan mükelleflerin Kanunda öngörülen
diğer şartların yanı sıra; belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme
süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden
mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken
ödeme hâlinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri
vadesinde ödemeleri şarttır.
Bu
hüküm, Kanuna göre ödenecek taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde
uygulanacak hükümler ile ilişkili olmayıp, taksit ödeme süresince
mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek vergilerin zamanında ödenmesi
ile ilgilidir.
Örneğin,
gelir vergisi mükellefi olan borçlunun, Kanundan bu vergi türü için 12 eşit
taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme
süresinin başladığı 1/7/2017 tarihinden 12 eşit taksitin sona erdiği
31/5/2019 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini,
katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması
hâlinde özel tüketim vergisini ödemesi gerekmektedir. Ancak, bu vergilerle
birlikte tahakkuk eden damga vergisinin vadesinde ödenmemesi hâlinde
yapılandırma ihlal edilmiş sayılmayacaktır.
Taksit
ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi
şartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal
edilebilecektir. Böyle bir durumda borçlular Kanun hükümlerinden yararlanma
haklarını kaybetmeyecektir.
Ancak,
bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya
eksik ödenmesi hâlinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin
rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dâhil) ödedikleri taksitler için
Kanun hükmünden yararlanacak bu tarihten sonra ise Kanun kapsamında ödeme
haklarını kaybedeceklerdir.
Diğer
taraftan, mükelleflerin çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını
vadesinde ödeyememeleri hali Kanunun ihlal nedeni sayılmamıştır.
Çok zor
durum hali, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen “çok zor durum”
halini ifade etmektedir.
Buna
göre, 6183 sayılı Kanuna göre vadesinde ya da vadesinden önce yapılan
müracaatlara istinaden borçları tecil edilen mükelleflerin çok zor durumda
bulundukları kabul edilecektir. Tecil talebi çok zor durum hali dışındaki
nedenlerle (Örneğin, özel tüketim vergisi gibi taksitlendirilmesi uygun
görülmeyen vergiler veya diğer nedenler) uygun görülmeyen mükellefler için
tecil yapılmamakla birlikte, çok zor durum halinin varlığı tespit edilmişse
Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.
2- Dava Açılmaması, Açılmış
Davalardan Vazgeçilmesi
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasında, bu Kanun hükmünden
yararlanmak isteyen borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Kanun
kapsamına, alacağın varlığı hususunda ihtilaf olan alacaklar girmemekte
olup, münhasıran kesinleşmiş alacaklar girdiğinden, bu Kanundan yararlanmak
isteyen borçluların kesinleşmiş alacaklara ilişkin dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu
alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak
açmış oldukları davalar dâhil) ve kanun yollarına başvurmamaları
gerekmektedir. Bu nedenle, Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların
bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında yazılı olarak belirtmeleri
şarttır.
Tüzel
kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller tarafından açılan
davalardan vazgeçme yetkisi, bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan,
Kanundan yararlanma başvuruları kanuni temsilcileri tarafından
yapılacaktır. Aynı şekilde, iflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı
devam ettirilen davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir.
Kanuni temsilcilerin bu başvuruları sırasında dilekçelerine temsilci
sıfatlarını gösteren belgeyi eklemeleri icap etmektedir.
Kanunun
3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası hükmü gereğince, davadan vazgeçme dilekçeleri
ilgili tahsil dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine
verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler
ilgili yargı merciine gönderilecektir. Bu nedenle, tahsil dairelerince
alınan dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı merciine
gönderilmesi gerekmektedir.
Kanundan yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunan
borçluların, devam eden ihtilaflardan vazgeçtiklerini gösterir ıslak imzalı
dilekçelerini başvuru süresi içerisinde ilgili tahsil dairesine vermeleri
gerekmektedir.
Diğer
taraftan, mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan
vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği tabiidir.
3- Kanunun Yayımı Tarihinden
Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları İle Yargılama Giderleri
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onaltıncı fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu
ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem
yapılmayacaktır.
Ayrıca, Kanunun 3 üncü
maddesinin onyedinci fıkrasına göre, Kanun hükümlerinden yararlanılmak
üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlarla
hükmedilmiş yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile fer’ilerinin
bulunması hâlinde bu tutarlar karşılıklı olarak talep edilmeyecek,
bu alacaklar için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme tarihinden önce
ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri
alınmayacaktır.
D- TAKSİTLERİN SÜRESİNDE
ÖDENMEMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, Kanuna göre yapılandırılan alacakların
taksitlerinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun
hükümlerinden yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler yer
almaktadır.
1- Süresinde Ödenmeyen Taksitler
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
altıncı fıkrasında “(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken
taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan
taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit
tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde
ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183
sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi
ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen
şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden
yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm alacaklı idareler açısından
taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken
taksitlerin ilk
ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal
edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının
borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son
taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için
6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı
oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun
hükümlerinden yararlanılacaktır.
Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken
taksitlerden;
- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi,
- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna
kadar da ödenmemesi,
hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı
kaybedilecektir.
Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi gereken
taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma
hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih
eden borçluların Temmuz/2017 ve Eylül/2017 taksitlerini süresinde ve tam
olarak ödemeleri gerekmektedir.
Bu hüküm, alacaklı idareler açısından
taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.
Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince, aynı
maddenin yirminci ve yirmibirinci fıkra hükümlerine göre 213
sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak 7020
sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme
süresinin uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak
ödenme şartı aranılmayacaktır. Bununla birlikte, süresinde ödenmeyen
taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
7020
sayılı Kanun
hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini
haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken taksit
tutarlarının, 2/7/2008 tarihli
ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi
Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre
belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden
ayrılan paylarından tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna
göre yapılacak kesintilerin Bakanlar Kurulunca durdurulması hâlinde, aylık
taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de
durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümleri ihlal
edilmiş sayılmayacaktır.
2- İhlal Nedeni Olmayan Eksik
Ödemeler
7020
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “(9) Bu maddenin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca vadesinde
ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının %10’unu aşmamak
şartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler
için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme
göre, Kanun kapsamında ödenecek taksitler ile taksit ödeme süresince beyan
üzerine tahakkuk eden ve Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında
belirtilen vergilerin (her bir vergi türü itibarıyla) vadesinde yapılan
ödemelerinde 5,00 TL’ye kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır.
Bununla birlikte, tahakkuk eden alacağın %10’u 5,00 TL’nin altında ise
yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi
sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak
değerlendirileceği tabiidir.
Örneğin,
Kanun hükmünden gelir vergisi için yararlanmış bir mükellefin Kasım/2017
dönemine ilişkin beyanı üzerine tahakkuk eden katma değer vergisi 2.435,00
TL olmasına rağmen bankaya 2.430,00 TL olarak ödeme yapılmıştır. Eksik
ödenen tutar, 5,00 TL’yi aşmadığından Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmayacaktır. Diğer taraftan, tahakkuk eden verginin %10’u olan
(2.435,00 x %10=)243,50 TL ise 5,00 TL’den daha fazla olduğundan tutarın
oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.
3- İhlal Hâlinde Kanun
Hükümlerinden Yararlanma
7020
sayılı Kanun kapsamında ödenecek taksitler ile taksit ödeme süresince beyan
üzerine tahakkuk eden ve Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında
belirtilen vergilerin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde
borçluların, Kanundan ne şekilde yararlanabileceklerine ilişkin açıklamalar
aşağıda yer almaktadır.
a) Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında,
Kanun kapsamına giren alacakların aynı maddenin altıncı fıkrasında
belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, borçluların ödedikleri
tutar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenmiştir.
Buna
göre, Kanun kapsamında taksitlendirilen alacakların Kanunda öngörülen süre
ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, bu Tebliğin (II/B-3-c) bölümlerinde
yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla borçlular yaptıkları ödemeler
nispetinde Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.
Örnek
20- Mükellef,
7020 sayılı Kanun kapsamında olan kesinleşmiş borçları için Kanundan
yararlanma talebinde bulunmuştur.
Mükellefin
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kapsama giren borçları aşağıdaki
şekildedir:
|
2015 takvim yılı gelir vergisi
|
:
|
64.000,00 TL
| |
Gelir vergisine ilişkin
gecikme zammı
|
:
|
10.633,08 TL
| |
26/9/2016 vadeli gelir
(stopaj) vergisi
|
:
|
12.440,00 TL
| |
Gelir (stopaj) vergisine
ilişkin gecikme zammı
|
:
|
1.393,28 TL
| |
TOPLAM
|
:
|
88.466,36 TL
|
Vergi
asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımı tarihine kadar gecikme zammı
yerine hesaplanacak toplam Yİ-ÜFE oranları ve tutarları aşağıdaki
gibidir:
|
Gelir Vergisi I. Taksit Tutarı
İçin
|
:
|
32.000,00 x %6,2842 =
|
2.010,94 TL
| |
Gelir Vergisi II. Taksit
Tutarı İçin
|
:
|
32.000,00 x %3,4742 =
|
1.111,74 TL
| |
Gelir (stopaj) Vergisi İçin
|
:
|
12.440,00 x %3,23
=
|
401,81 TL
| |
TOPLAM (Yİ-ÜFE)
|
:
|
|
3.524,49 TL
| |
Katsayısız Genel Toplam
|
:
|
76.440,00 + 3.524,49 = 79.964,49 TL
|
Mükellef,
vergi asılları ile hesaplanan Yİ-ÜFE tutarları toplamını Kanun kapsamında 9
eşit taksitte ödemeyi tercih etmiştir.
Ödenecek
Taksit Tutarları = [(Vergi
Asılları + Toplam Yİ-ÜFE Tutarı) x 1,083] / 9
=
[(76.440,00 + 3.524,49) x 1,083 ] / 9
= 9.622,40 TL
Mükellef
Kanuna göre 8 taksiti süresinde ödemiş ancak, son taksit için herhangi bir
ödeme yapmamıştır.
Bu
durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi önce gelen borçlardan
başlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler
belirtilen şekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil
edilemediği dönemlerde Kanun hükmü ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu takdirde,
kısmi ödeme olan döneme ilişkin vergiler için yapılmış ödemeler kadar
Kanundan yararlanılacaktır.
Mükellefin
Kanundan yararlanacağı tutar hesaplanırken, yapılandırılan borcun katsayı
tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.
Buna
göre, Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 79.964,49 TL olup, bu tutara
karşılık 8 taksit içerisinde ödenen tutar [(79.964,49 / 9=)8.884,94 x
8=]71.079,52 TL’dir.
Mükellefin
vadesi önce gelen borcu yıllık gelir vergisi olduğundan, 71.079,52 TL
yapılan ödeme tutarı, ilk önce yıllık gelir vergisi ile buna isabet eden
Yİ-ÜFE tutarı toplamına (64.000,00 + 3.122,68=)67.122,68 TL mahsup
edilecektir. Bu şekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2016
ve 31/7/2016 vadeli gelir vergisi ve buna ilişkin gecikme zammı için Kanundan
yararlanmış olacaktır.
Mahsuptan
sonra kalan (71.079,52 - 67.122,68 =)3.956,84 TL tutar, gelir (stopaj)
vergisi ve bu vergiye ilişkin Yİ-ÜFE tutarı toplamı olan 12.841,81 TL’yi
karşılayamadığından bu dönem borcu için Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılacaktır.
Bu
durumda, yapılan ödeme tutarı kadar Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme
tutarından vergi aslına isabet eden tutar;
|
Vergi aslına isabet eden tutar
|
=
|
(Vergi Aslı) x (Yapılan
Ödemeden Kalan Tutar)
| |
(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)
|
formülü ile
bulunacaktır. Buna göre;
|
Vergi aslına isabet eden tutar
|
=
|
12.440,00 x 3.956,84
|
=
|
3.833,03 TL’dir.
| |
12.841,81
|
Bu
tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (3.833,03 x %3,23=)123,81 TL ile birlikte (3.833,03 +
123,81=)3.956,84 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup
edileceğinden, gelir (stopaj) vergisinin kalan (12.440,00
-3.956,84=)8.483,16 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme
zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Örnek
21- Temmuz,
Ağustos, Eylül/2016 geçici vergilendirme dönemine ilişkin 158.000,00 TL
kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak,
mükellef 17/11/2016 vadeli kurum geçici vergi borcunu
ödememiştir. Söz konusu geçici vergi, mükellefin kurumlar vergisi
beyannamesini süresi içerisinde vermesi
nedeniyle, 1/4/2017 tarihinde terkin edilmiş ve 9.954,79 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.
Mükellefin,
Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde kurum geçici
vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için
hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu
durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %1,5755’dir.
Toplam
Yİ-ÜFE tutarı ise (158.000,00 x %1,5755=)2.489,29 TL olacaktır.
Mükellefin
söz konusu tutarı 12 eşit taksitte ödemek istemesi durumunda Kanun
kapsamında toplam ödenecek tutar (2.489,29 x 1,105=)2.750,67 TL olarak
bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (2.750,67 / 12=)229,22 TL
olacaktır.
Mükellefin
Kanun kapsamında ilk 10 taksitini süresinde ödediği, diğer taksitlerini ise
ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar Kanundan
yararlanabilecektir. Bu durumda mükellefin Kanundan yararlanacağı tutar
bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate
alınacaktır.
|
Toplam Gecikme Zammı Tutarı x
Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
| |
Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarı
|
|
=
|
9.954,79 x 2.074,40
|
=
|
8.295,62 TL
| |
2.489,29
|
formülü kullanılacak
ve hesaplanan 8.295,62 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kalan (9.954,79
- 8.295,62 =)1.659,17 TL gecikme zammının ise takip ve tahsiline devam
edilecektir.
Örnek
22- Bu
Tebliğin 4 numaralı örneğinde yer alan mükellefin Kanuna göre belirlenen
tutarı 9 taksitte ödemek istediğini, ancak 6 taksiti süresinde ödediğini,
kalan 3 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu mükellefin Kanun kapsamında
yararlanacağı tutar şu şekilde hesaplanacaktır.
Mükellefin,
Kanuna göre yapılandırılan borç toplamı [(42.585,00 + 10.414,03) x 1,083=]
57.397,95 TL olup (57.397,95 / 9=) 6.377,55 TL, bir taksitte ödenecek
tutardır. Buna göre, mükellef 6 taksitte toplam (6.377,55 x 6 =)38.265,30
TL ödeme yapmıştır.
Ancak,
mükellefin Kanundan yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun
katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre,
katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik olarak taksitler
içerisinde ödenmiş olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın taksit
sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda
bulunacaktır.
Taksitler
içerisinde katsayı hariç ödenen tutar [(52.999,03 / 9=)5.888,78 x 6=]
35.332,68 TL’dir.
Mükellefin
Kanundan yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına mahsubunda Seri:A
Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılanan açıklamaların dikkate
alınması gerekmektedir.
Mükellefin,
7020 sayılı Kanun gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın “A”
olduğu varsayılmıştır.
|
A
|
=
|
Alacak Aslı (Vergi) x
Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
| |
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı
Tutarı Hariç)
| |
|
|
|
|
A
|
=
|
42.000,00 x 35.332,68
| |
52.999,03
|
A = 27.999,99 TL olarak
hesaplanacaktır.
Bu
tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (27.999,99 x %13,6453=)3.820,68 TL ile birlikte (27.999,99 +
3.820,68=)31.820,67 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup
edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (42.000,00 -
27.999,99=)14.000,01 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme
zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Diğer
taraftan, 42.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak hesaplanan 4.683,00 TL Yİ-ÜFE
tutarına karşılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip
edilecek gecikme faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Yıllık
gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eşit taksitte
ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir
vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate
alınarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve
gecikme faizi yerine tahsil edilecek Yİ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık
gelir vergisi taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıştır.
Mükellefin,
Kanun gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar (F=F1+F2);
F1= Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit
Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar:
(27.999,99 / 2=)14.000,00 x %12,53 = 1.754,20 TL’dir.
F2= Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit
Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar:
(27.999,99 / 2=)13.999,99 x %9,77 = 1.367,80 TL’dir.
F= 1.754,20+1.367,80=3.122,00 TL
olacaktır.
Mükellefin,
6.468,00 TL gecikme faizi yerine hesaplanmış olan 4.683,00 TL tutarında
Yİ-ÜFE’ye karşılık 3.122,00 TL tahsil edildiği dikkate alındığında,
bu tahsilata isabet eden gecikme faizi tutarı;
|
F =
|
Gecikme Faizi x Ödenen Yİ-ÜFE
(Gecikme Faizi Yerine)
| |
Hesaplanan Yİ-ÜFE (Katsayı
Tutarı Hariç)
|
|
F =
|
6.468,00 x 3.122,00
| |
4.683,00
|
F = 4.312,00 TL
olarak hesaplanacaktır.
(6.468,00
- 4.312,00=)2.156,00 TL gecikme faizinin takibine devam edilmesi
gerekmektedir.
Mükellefin,
Kanun gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın “C”
olduğu varsayılmıştır.
|
C
|
=
|
Alacak Aslı
(Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı
Hariç)
| |
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı
Tutarı Hariç)
| |
|
|
| |
C
|
=
|
42.000,00 x 35.332,68
|
| |
52.999,03
|
|
C = 27.999,99
TL olarak hesaplanacaktır.
Bu
tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak
bulunan (27.999,99 x %13,6453=)3.820,68 TL ile birlikte (27.999,99 + 3.820,68=)31.820,67
TL olarak alacak aslı ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Vergi ziyaı cezasından kalan (42.000,00 - 27.999,99=)14.000,01
TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte
tahsil edilecektir.
Mükellefin,
Kanun gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı tutarın “U”
olduğu varsayılmıştır.
|
U
|
=
|
Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük
Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
| |
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı
Tutarı Hariç)
|
|
U
|
=
|
585,00 x 35.332,68
| |
52.999,03
|
U = 389,99 TL olarak
hesaplanacaktır.
Yapılandırılan
585,00 TL özel usulsüzlük cezasına karşılık 389,99 TL ödeyen mükellefin
Kanundan ödediği tutar kadar yararlandırılmasında yapılandırma öncesi
tutarın da dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma öncesi 1.170,00 TL
tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karşılık Kanundan yararlanılacak tutar
(Y) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
|
Y
|
=
|
Yapılandırma Öncesi Alacak
Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına Karşılık Ödenen Tutar
| |
Yapılandırılmış Tutar
| |
Y
|
=
|
1.170,00 x 389,99
| |
585,00
|
Y
= 779,98 TL Kanundan yararlanılacaktır.
Borçludan
özel usulsüzlük cezası olarak (1.170,00 - 779,98=)390,02 TL
tutar takip edilecektir.
Yapılan tahsilatlardan bakiye
2.932,62 TL ise katsayı tutarı olup bu tutarla ilgili herhangi bir düzeltme
yapılmayacaktır.
b) 7020 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin onuncu fıkrasında, Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası
hükmü saklı kalmak suretiyle yapılan ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden
yararlanılacağı düzenlenmiştir.
Kanunun
3 üncü maddesinin yedinci fıkrasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/Ç-1)
bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Bu
itibarla, yıllık gelir veya kurumlar, gelir (stopaj), kurumlar (stopaj),
katma değer ve özel tüketim vergilerinin Kanun kapsamında yapılandırılarak
taksitlendirilmesi hâlinde, Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası
kapsamında ödemeler nispetinde yararlanılabilmesi için taksit ödeme
süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk
eden bu vergilerin vadesinde ödenmesi gerekmektedir.
Kanun
hükümlerine göre yapılandırılan alacaklara ilişkin taksitlerin, süresinde
veya bu bölümde yapılan açıklamalara göre ödenmesine rağmen, Kanunun 3 üncü
maddesinin yedinci fıkrası gereğince yararlanılan vergi türlerinin, taksit
ödeme süresince verilen beyannameler üzerine tahakkuk edenlerinin bir
takvim yılında her bir vergi türü itibarıyla çok zor durum olmaksızın
ikiden fazla vadesinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi hâlinde, üçüncü ihlalin
yapıldığı vade tarihinin rastladığı ayın sonunda Kanun hükümleri ihlal
edilmiş olacak ve bu tarih itibarıyla, Kanun kapsamında yapılandırılarak
ödenmiş taksit tutarları için Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
Örnek
23- Mükellef,
Kanun kapsamında yapılandırılan gelir (stopaj) vergisi borcuna ilişkin
Temmuz, Eylül, Kasım/2017 ile Ocak, Mart, Mayıs ve Temmuz/2018 aylarında
ödemesi gereken taksitlerini taksit ödeme süresi içerisinde ödemiş olmakla
birlikte; Kanun kapsamında yapılandırılmasını talep ettiği gelir (stopaj)
vergisi ile ilgili olarak Mart, Nisan, Mayıs/2018 aylarında beyanı üzerine
tahakkuk eden vergilerini ödeme süresi içerisinde ödememiştir.
Bu
durumda, mükellef, taksitlendirme süresince tahakkuk eden gelir (stopaj)
vergisini bir takvim yılında üç defa ödemeyerek Kanundan yararlanma şartını
ihlal ettiğinden, ihlalin gerçekleştiği Mayıs/2018 ayına kadar ödediği
Temmuz, Eylül, Kasım/2017 ile Ocak, Mart, Mayıs/2018 taksit tutarları için
7020 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacak, Temmuz/2018 taksit tutarları
için ise anılan Kanun hükümlerinden yararlanmayacaktır.
Diğer taraftan, mükellefin Temmuz, Eylül,
Kasım/2017 ile Ocak, Mart, Mayıs ve Temmuz/2018 taksitlerini 31/5/2018
tarihinden önce ödemiş olması hâlinde, bu taksit tutarlarının tamamı için
anılan Kanun hükümlerinden yararlanılacağı tabiidir.
E- MÜCBİR SEBEP HALLERİNDE
KANUNDAN YARARLANMA
7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
yirmibirinci fıkrasında “(21) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 15 inci
maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilmiş ve devam eden yerlerdeki
vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunanlardan mücbir sebep hâli devam
edenler ile Sosyal Güvenlik Kurumunca mücbir sebep hâli nedeniyle belge
verme süresi ve prim ödemelerinin ertelendiği yerlerdeki kayıtlı işveren,
sigortalı ve diğer prim ödeme yükümlülerinin, bu Kanun kapsamında ödenmesi
gereken taksitlerden, mücbir sebep hâli süresi içerisinde ödenmesi gereken
taksitleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak
üzere altı ay içinde ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, 7020 sayılı Kanunun yayımlandığı
27/5/2017 tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 15 inci
maddesine istinaden mücbir sebep hâli ilan edilmiş ve devam etmekte
olan Diyarbakır İli Sur ve Silvan İlçeleri, Mardin İli Dargeçit, Derik ve
Nusaybin İlçeleri, Siirt İli Eruh İlçesi, Hakkari, Şırnak, Kilis İlleri
genelindeki vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin, bu Kanun hükümlerinden yararlanması
durumunda, Kanun kapsamında yapılandırılan alacakların taksit ödeme
süreleri bu fıkra uyarınca belirlenecektir.
Diğer
taraftan, 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla mücbir sebep hali devam
eden Van İli geneli, Bitlis İli Adilcevaz İlçesi, Ağrı İli Patnos İlçesinde
mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin mücbir sebep hali, bu Kanunun 5
inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 31/5/2017 tarihi itibarıyla sona
erdiğinden, Kanunun 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkra hükmünden
yararlanmaları söz konusu olmayacak, mücbir sebep halinin başladığı
tarihten önceki borçları ile mücbir sebep hali kapsamına girmeyen borçları
için Kanundan yararlanmaları durumunda yapılandırılan tutarlar, Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenecektir.
Ancak, bu
yerlerdeki mükelleflerden 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu
fıkrası kapsamında ilgili vergi dairesine başvurmak suretiyle mücbir sebep
hallerini sona erdiren ve anılan fıkrada öngörülen sürede beyanname ve
bildirimlerini veren mükelleflerin bu beyan ve bildirimleri üzerine
tahakkuk eden vergiler hakkında 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmü
uygulanacaktır.
F- DİĞER HUSUSLAR
1- Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan
teşekküller için Kanun hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların
kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.
2- 7020 sayılı Kanun hükümlerinden, 213 sayılı Kanun
ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle
mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme
borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak
yararlanabileceklerdir.
1/6/1989
tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli
Müşavirlik Kanunu uyarınca mükellefle birlikte borcun ödenmesinden
müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da bu Kanun hükmünden
yararlanmaları mümkündür.
Asıl
amme borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kişinin sorumlu
olması hâlinde bu kişilerce Kanun hükümlerinden farklı taksit seçenekleri
seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
3- Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar
şirketin borçlarının tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu
olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için Kanun
hükmünden yararlanabileceklerdir.
4- 7020 sayılı Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihi
itibarıyla haklarında 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine göre iflasın açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin
Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas işlemlerini yürüten iflas
idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur.
Bununla
birlikte, iflas hâlindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni
temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu
oldukları borçlar için Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün
bulunmaktadır.
Ancak,
iflas hâlinde bulunan mükelleflerden aranılan kamu alacaklarına ilişkin
olarak Kanundan yararlanmak için başvuru süresi içerisinde herhangi bir
başvuruda bulunulmaması ve/veya bu alacakların 30/6/2017 tarihinden sonra
iflas masasına kaydedilmiş olması hâlinde, alacaklar Kanunun kapsadığı
dönemlere ait olsa dahi 7020 sayılı Kanun hükümlerinden
yararlanılamayacaktır.
2004
sayılı Kanunun 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen iflas ertelemesine
ilişkin hükümler çerçevesinde iflas ertelemesine karar verilen şirkete veya
kooperatife mahkemece erteleme kararıyla birlikte kayyım atanmaktadır.
Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma
verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini
kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir. Haklarında iflas
ertelemesi kararı bulunan şirketler ve kooperatifler 7020 sayılı Kanuna
göre yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararına göre
temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.
Ayrıca,
2004 sayılı Kanun dışındaki mevzuatlar gereğince de borçlulara kayyım
atanması mümkün bulunmaktadır. Bu durumda, borçlu adına Kanundan
yararlanmak için yapılan başvuruların yetkili kişilerce yapılıp
yapılmadığının ilgili mevzuat hükümleri ve kayyım atanmasına ilişkin
kararlar dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
5- 7020 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce, vergi
mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan
mükellefler diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun
hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden
vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi
dairesine mahsup talepli borçları olması hâlinde, her birine ayrı ayrı Kanundan
yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde ekte yer alan (Ek:2/F) dilekçeyle bildirmeleri
gerekmektedir.
Mükellefin
kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına
mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için
borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı
aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü şahıs lehine yaptığı mahsup
talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü şahsın ise
mükellefin irade beyanı olmadan Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunabileceği tabiidir.
Bununla
birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup talebine konu
iade alacaklarını 7020 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerine Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre
veya Kanun kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat
uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas
alınacak tarih, Kanunun yayımı tarihinden sonra yaptıkları başvuru esas
alınarak belirlenecektir.
Diğer
taraftan, ilgili vergi mevzuatından doğan iade alacağının vergi borcuna
mahsubunu talep eden ve vergi borcunu 7020 sayılı Kanuna göre ödemek üzere
bu mahsup talebinden vazgeçen mükelleflere iade alacaklarının, mahsubundan
vazgeçilen borcun söz konusu Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra
hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı, ilgili mevzuat hükümleri
ve 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi göz önünde bulundurularak nakden
iade edilebilecektir.
6- Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen
alacaklara, Kanunun 3 üncü maddesinde öngörülen katsayı uygulaması hariç
olmak üzere Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme
zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir fer’i alacak tatbik edilmeyecektir.
7- 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ondördüncü
fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen
hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden
teminatların iade edileceği hükme bağlanmıştır.
Buna
göre, Kanun kapsamındaki borçlarını ödemek üzere başvuran ve borçlarına
karşılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen
hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği
malların, ödenmemiş taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karşılayacak
değerde olması şartıyla ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.
Bu hüküm
çerçevesinde, borçları Kanun hükmüne göre taksitlendirilen mükelleflerin
teminat değişikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.
Diğer
taraftan, bu Kanun kapsamında yapılandırılan borçlar muaccel olmaktan
çıktığından, bu borçlarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında takip
işlemi yapılmamaktadır. Ancak, Kanunun 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası
hükmüne göre, bu Kanun kapsamında ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik
edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilecektir. Satış
sonucunda elde edilecek tutarın, ilgili mevzuata göre öncelikli alacakların
mahsubundan sonra yapılandırmaya konu borçlara mahsup edilmesi icap
etmektedir.
Aynı
fıkra gereğince, borçlu tarafından hacizli malların satılmasının talep
edilmiş olması, alacaklı tahsil dairesince söz konusu malların satışa
çıkarılamaması ya da satışa çıkarıldığı hâlde satılamaması durumunda,
borçluya Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödememe
hakkı vermemektedir.
8- Borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılan
ödemelerin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda borç kredi
kartı ile ödeme işleminin gerçekleştiği anda ödenmiş olacağından, bu
şekilde yapılmış olan ödemeler yönünden de varsa ödenen alacaklara ilişkin
tatbik edilmiş hacizler ödeme nispetinde kaldırılacak ve alınmış teminatlar
iade edilecektir.
Kredi
kartıyla son taksiti de içerecek şekilde ödeme yapılması hâlinde;
- Kredi
kartıyla yapılan ödemelerin ilişkin olduğu motorlu taşıtların satış ve
devrine izin verilebilecektir.
- Kredi
kartı ile yapılan ödeme tarihinden itibaren Kanunun 3 üncü maddesinin
yedinci fıkrasında yer alan taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk
eden vergilerin vadesinde ödenme şartı aranılmayacaktır.
9- 7020 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve
borçları Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, borcu olup
olmadığına dair yazı istenilmesi hâlinde Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece
bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.
10- 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının (ç) bendinde, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol
Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve
Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerine, Kanun
kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını ikişer aylık dönemler hâlinde
azami 36 eşit taksitte ödenmesi imkânı verilmiştir.
Spor
kulüplerinin bu imkândan yararlanabilmeleri için başvuru sırasında Spor
Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına
tescil edilmiş spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri
gerekmektedir. Bu kulüplerin dernek veya şirket şeklinde örgütlenmiş olması
Kanun ile verilen imkândan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Spor
kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu
bulunan kişiler de bu hükümden yararlanabilecektir.
7020
sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı
kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;
yirmidört eşit taksit için (1,194), otuz eşit taksit için (1,238), otuzaltı
eşit taksit için (1,318) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması bu
Tebliğin (II/C-2) bölümüne göre yapılacaktır.
Diğer taraftan, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşlar dışında il özel idarelerine ait tüzel kişiler
ise Kanunun tanıdığı azami 36 eşit taksit
imkânından yararlanamayacaklardır.
11- 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasının (d) bendi ile belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini
haiz kuruluşların bu Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarına ilişkin taksit
tutarları, belediyelerin
genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından,
5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı
dikkate alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz kırk dört eşit
taksitte tahsil edilecektir. Bu kapsamda, kesinti tutarı her hal ve
takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı
üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50’sini aşamayacaktır.
7020
sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı
kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;
- altı eşit taksit
için (1,032),
- dokuz eşit
taksit için (1,053),
- oniki eşit
taksit için (1,064),
- onsekiz eşit
taksit için (1,086),
- yirmidört eşit
taksit için (1,109),
- otuzaltı eşit
taksit için (1,19),
- kırksekiz eşit
taksit için (1,247),
- altmış eşit
taksit için (1,304),
- yetmişiki eşit
taksit için (1,361),
- yüzkırkdört eşit
taksit için (1,703)
katsayısı
uygulanmak suretiyle bulunan tutar, taksit sayısına bölünerek ödenecek taksit
tutarları aylık dönemler hâlinde kesinti yoluyla
tahsil edilecektir.
5779 sayılı Kanuna
göre yapılacak kesintilerin Bakanlar Kurulunca durdurulması hâlinde,
yapılandırılan borçlara ilişkin aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti
yapılmayan aylar için durdurulacak ve ödenmeyen taksitler tercih edilen
taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme
zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle
tahsil edilecektir. Bu kapsamdaki taksitlerin süresinde ödenmemiş olması
ihlal nedeni sayılmayacaktır.
Öte yandan, bu
idarelerin taksit tutarlarının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat
toplamı üzerinden aktarılacak tutarlardan daha yüksek olması hâlinde, eksik
tutarların taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar borçlu
tarafından ödenmesi durumunda, bu tutarlara geç ödeme zammı
hesaplanmayacaktır. Bu suretle ödeme yapılmaması hâlinde eksik ödenen
tutarlara geç ödeme zammı hesaplanacağı tabiidir.
Bu bent
kapsamında kesinti yoluyla tahsil edilecek olan taksitlerin, bent hükmünde
belirtildiği şekilde bir takvim yılında
ikiden fazla süresinde ödenmemesi hâlinde Kanundan yararlanma hakkı
kaybedilecektir.
Ayrıca,
belediyelerin peşin ödeme indirimden yararlanabilmesi için yapılandırılan
tutarın tamamını Temmuz/2017 ayı içerisinde ödemeleri gerekmektedir.
12- 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onsekizinci
fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanan il özel idareleri,
belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin
yedinci fıkrası hükmü uygulanmayacaktır. Buna göre, anılan kuruluşların,
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruları üzerine yapılandırılan
borçlarının ödeme süresince, beyanları üzerine tahakkuk eden vergilerini
vadesinde ödeme şartı bulunmamaktadır.
13- 7020 sayılı
Kanun hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan vazgeçilmesi
şart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için yapılan
başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh
yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi
uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı
açılmış olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunulması hâlinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da
vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10
oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmeyecektir.
14- 7020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında “(23) Bu Kanun kapsamındaki
alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı
kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.” hükmü yer
almaktadır.
Bu hüküm,
7020 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunda
yer alan ceza kesme zamanaşımı sürelerinin işlememesini de sağlamaktadır.
Kanunun
yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden
şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler
üzerine tahakkuk eden vergiler kesinleştiği halde bu vergilere bağlı olarak
kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
farklı safhalarda bulunabilmektedir.
Vergi
aslının bu Kanuna göre yapılandırılması durumunda, Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla vergi ziyaı cezasının bulunduğu hukuki
aşama dikkate alınarak işlem tesis edilecektir. Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla;
a) Vergi
ziyaı cezasının henüz kesilmediği haller ile vergi/ceza ihbarnamesinin
tebliğ edilmediği hallerde vergi aslına ilişkin taksit ödemeleri devam
ettiği müddetçe vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve vergi/ceza ihbarnameleri
tebliğ edilmeyecektir. Vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi
şartıyla, vergi ziyaı cezalarının kesilmesinden ve tebliğinden vazgeçilecektir.
7020 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda ise Kanunun 3 üncü
maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına göre işlemeyen ceza kesme zamanaşımı
süresi dikkate alınarak gerekli işlemlerin tesis edileceği tabiidir.
b) Vergi
ziyaı cezası kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde
vergi ziyaı cezası için;
-uzlaşma
talep edilmiş ve uzlaşma talebinden vazgeçilmemiş ise Kanunun yayımı
tarihinden sonra uzlaşma sağlanmış olsa dahi, vergi aslının tam ödenmesine
müteakip cezanın tahsilinden vazgeçilmesi, Kanunun yayımı tarihinden sonra
tahsil edilen bir tutarın bulunması halinde red ve iade edilmesi,
-ceza
indirimi talep edilmiş ve indirim talebinden vazgeçilmemiş ise, Kanunun
yayımı tarihinden sonra vergi ziyaı cezasına karşılık ödeme yapılmış olması
halinde vergi aslının bu Kanuna göre tam olarak ödenmiş olması şartıyla,
vergi ziyaı cezasının tahsilinden vazgeçilerek tahsil edilen tutarın red ve
iade edilmesi,
-dava
açılmış ve ihtilaftan vazgeçilmemiş ise, vergi aslının bu Kanuna göre tamamen
ödenmesi şartıyla, ödemenin tam yapıldığı tarihten sonra yargı kararları
uyarınca işlem yapılmaması ve idarece de ihtilafın sürdürülmemesi, Kanunun
yayımı tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması halinde red ve
iade edilmesi,
gerekmektedir.
Diğer
taraftan, vergi aslının Kanunun
yayımı tarihinden önce tamamen ödenmiş olması halinde, Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezalarının;
-
kesilmemiş olması durumunda kesilmesinden, kesildiği halde vergi/ceza
ihbarnamesi tebliğ edilmemiş olması durumunda tebliğ edilmesinden,
-
vergi/ceza ihbarnamesinin Kanunun yayımı tarihinden önce kesilerek tebliğ
edildiği hallerde; uzlaşma talep edilmişse uzlaşma talebinden, ceza
indirimi talep edilmişse, indirim talebinden vazgeçildiği kabul edilerek
söz konusu vergi ziyaı cezalarının tahsilinden,
-
kesilmiş ancak ihbarnameye veya takibe ilişkin ihtilafın bulunması
durumunda borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından vazgeçmesi şartına
bağlı olarak bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının
tahsilinden,
-
kesinleştiği (Kanunun yayımı tarihinden sonra kesinleşenler dahil) halde
takibe ilişkin ihtilafın bulunmaması koşuluyla vergi dairesi tarafından
re’sen, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının
tahsilinden,
vazgeçilecektir.
15- 7020 sayılı
Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri
6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının onbirinci bendi
hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.
16- 7020 sayılı
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunmayan ya da
borçları Kanun kapsamına girmeyen mükelleflerden aranılan amme
alacaklarının takip ve tahsiline devam edilecektir.
17- 7020 sayılı Kanun kapsamına
giren alacaklara karşılık;
-
Kanunun yayımlandığı 27/5/2017 tarihinden önce tahsil edilmiş olan
tutarlar,
- Kanun
kapsamında tahsil edilen tutarlar,
-
Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasında belirtilen tecile ilişkin
olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer
kanunlar uyarınca ödenen faizler,
red ve
iade edilmeyecektir.
18- Bu
Kanun hükümlerine göre yazılı olarak yapılan başvuruların taahhütlü posta
veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi posta ile
gönderilmesi hâlinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği tarih
başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.
Diğer taraftan, başvuruların Gelir İdaresi Başkanlığının internet
adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden
yapılması hâlinde, başvuru tarihi, elektronik ortamda başvurunun yapıldığı
tarih olacaktır.
19- 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında, alkol,
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullandığı tespit
edilen sürücülerin geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi
için ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş
olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olmasının şart olduğu
hükme bağlanmıştır.
Anılan hüküm çerçevesinde, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi
kapsamında geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için sürücü
belgesi geri verilecek olan kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık
dolayısıyla anılan Kanun hükümlerine göre verilmiş olan tüm trafik idari
para cezalarının ödenmiş olması gerekmektedir.
Dolayısıyla, 7020 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran
borçlulara, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasına
göre trafik idari para cezası borcu bulunmadığına dair yazının
verilebilmesi için bu borçların tamamının ödenmiş olması gerekmektedir.
20- Bu Tebliğin ekleri, çoğaltılmak
suretiyle kullanılabilir.
21- 7020 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendinde, diğer bazı alacakların da Kanun kapsamında
yapılandırılacağı hüküm altına alınmış olup Kanunun 4 üncü maddesinde Kanun
kapsamında yapılandırılarak ödenecek alacaklar, alacaklı idareler de
belirtilmek suretiyle bu Tebliğe ekli tabloda (Ek:3) gösterilmiştir.
Tebliğ
olunur.
Ekleri için
tıklayınız.
|