6 Nisan 2004
SİRKÜLER
NO: 2004/073 – GVK- KVK
Konu: Tevkif yoluyla
kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesi, geçici verginin mahsup ve iadesi
ile bu vergilere ait vergi hatalarından kaynaklanan iade işlemlerine ilişkin
düzenleme ve açıklamalar.
06.04.2004 tarih ve 25425 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu ve kalan
kısmın iadesi, geçici verginin mahsup ve iadesi ile bu vergilere ait vergi
hatalarından kaynaklanan iade işlemlerine ilişkin yapılan düzenleme ve
açıklamalara aşağıda yerverilmiştir.
1.
Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi
1.1.
Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun
44 üncü maddelerinde; beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan
Gelir/Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname
üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar vergisine mahsup edileceği, mahsubu yapılan
miktarın gelir/kurumlar vergisinden fazla olması halinde aradaki farkın vergi
dairesince mükellefe bildirileceği ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir
yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunacağı belirtilmiştir.
Söz konusu maddelerde, 5035 sayılı Kanunla yapılan
düzenlemeler uyarınca, iadesi gereken vergiler ile ilgili olarak; iadeyi
mahsuben veya nakden yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna
veya teminata bağlama ve iade için aranılacak belgeleri belirleme konusunda
Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Bu yetki; kazanç türlerine, iade
şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı
ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilecektir.
Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması
koşuluyla, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih
itibariyle yapılacaktır. İkmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlarda ise mahsup
işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarih itibariyle yapılacaktır. Aranan belgelerin
tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmayacaktır.
Bu düzenlemelere göre, tevkif yoluyla kesilen vergilerin
mahsup ve iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
1.2.
Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup
Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum
kazancı üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif yoluyla kesilen
vergiler mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tevkif yoluyla
kesilen verginin beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması
gerekir.
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin, yıllık gelir veya
kurumlar vergisinden mahsubunda mükelleflerin kendilerinden yapılan vergi
tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adı-soyadı
veya unvanını, bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numaralarını,
kesintiye esas alınan brüt tutarları, kesilen vergileri ve kesinti yapılan
dönemleri gösteren bir tabloyu (Ek: l Tablo) yıllık beyannamelerine eklemeleri
yeterlidir.
1.3.
Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
1.3.1.
Mahsup Yoluyla İade
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki
mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi tutarına
bakılmaksızın, inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
Bunun için mahsup talebinin dilekçe (Ek: 2 Dilekçe
Örneği) ile yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablonun (Ek:
l) dilekçe ekinde yer alması gerekmektedir. Söz konusu tablonun daha önce
yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde, mahsup dilekçesi yeterli
olacaktır. Mahsup dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edilmiş olması kaydıyla,
mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin
verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir.
Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni
süresinde verilmemesi ya da sair nedenlerle ikmalen veya re'sen yapılan
tarhiyatlar üzerine tahakkuk eden vergiler ile ilgili olarak daha önce tevkif
yoluyla kesilen vergiler öncelikle tarhiyat aşamasında vergi dairesince dikkate
alınarak yerine getirilir. Bu mahsuplar sonunda kalan kısım talep edilmesi
halinde diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu durumda mahsup talepleri
dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten
itibaren hüküm ifade eder. Bu tarihten itibaren mükelleflerin mahsubunu talep
ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.
Mükellefler dilerlerse ortağı bulundukları adi ortaklık
veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da
mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu taleplerin yerine getirilebilmesi
için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması
ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin hangi dönem
borçları için mahsup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir. Mahsup talebine
ilişkin dilekçe (Ek:2) ve eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih
esas alınır.
Mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması
halinde, iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel hale gelecek vergi
borçlarına mahsubu mümkündür. Bu takdirde mahsup talebi sonraki dönemlerde
doğacak verginin tahakkuku ile hüküm ifade eder.
Mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde, Vergi Usul
Kanununun 114 ve 126 ncı maddelerinde yer alan zamanaşımı hükümleri gözönünde
bulundurulur.
1.3.2.
Nakden İade
Nakden iade taleplerinin dilekçe ile yapılması şarttır.
Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade edilecek tutarın 10 milyar
lirayı geçmemesi halinde iade talebi, yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin
tablo (Ek: l) ile birlikte;
- Ücret ve gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olması
halinde ücretlere ilişkin olarak işveren tarafından verilen ve kesintinin
yapıldığını gösteren yazının, gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olarak kira
kontratının,
- Menkul sermaye iradına ilişkin olarak kesintiyi yapan
bankalar, özel finans kurumları, aracı kurumlar ve diğer kurumlar tarafından
düzenlenen ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren belgenin,
- Serbest meslek kazancına ilişkin olarak vergilerin
sorumlu adına tahakkuk ettiğini gösteren ilgili saymanlık yazısının,
- Ticari kazançlar ve zirai kazançlara ilişkin olarak
tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi
dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin belgenin,
ilgili kurumca onaylanan bir örneğinin dilekçeye
eklenmesi koşuluyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.
Nakden yapılacak iade taleplerinin 10 milyar lirayı
aşması halinde, 10 milyar lirayı aşan kısım Vergi Usul Kanununa göre vergi
inceleme yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi
inceleme raporuna göre iade edilir. l0 milyar liraya kadar olan kısım ise,
dilekçe ekinde yukarıda belirtilen belgelerin yer alması koşuluyla teminat
aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin iade edilir.
İade talebi teminat gösterilmesi halinde inceleme sonucu
beklenmeksizin yerine getirilir. Teminat olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin l, 2 ve 3 numaralı bentlerinde
sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir. Banka teminat mektuplarının
(süresiz-şartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir sınırlayıcı şart
taşımaması ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan
bankalar veya özel finans kurumları tarafından düzenlenmiş olması gerekir.
Nakden iade talebinin 100 milyar liraya kadar olan kısmı
mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce
düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilir. İade talebinin 100 milyar
lirayı aşan kısmının iadesi ise denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine,
belediyelere, köylere ve sermayelerinin en az % 51 veya daha fazlası bu
kurumlara ait işletmelere yapılacak iadeler, bu Tebliğde belirtilen belgelerin
ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan
yerine getirilir.
Nakden iade edilebilir aşamaya gelen alacağın üçüncü
şahısların vergi borçlarına mahsubu talep edilebilir. Bu mahsup işlemine
ilişkin verilecek dilekçede (Ek: 2), lehine mahsup talebinde bulunulan kişinin
adı-soyadı veya unvanı, vergi kimlik numarası, bağlı olduğu vergi dairesi ile
borcun türü, miktarı ve dönemi bildirilir. Bu şekilde yapılan mahsup talepleri
düzeltme fişinin onaylandığı tarih itibariyle yerine getirilir.
İade talebinin kısmen mahsuben kısmen nakden olması
halinde, söz konusu talepler bu Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde ayrı
ayrı değerlendirilir. Dolayısıyla talebin tümünün nakit iadesi olarak kabul
edilerek işlem yapılması söz konusu değildir.
Nakden iade talepleri ile ilgili olarak bu Tebliğin
1.3.2. bölümünde belirtilen belgeler, talep edilen tutarın tamamı için
aranılacaktır.
2.
Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi
2.l.
Yasal Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde; üçer
aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici verginin,
yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği,
mahsup edilemeyen tutarın mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edileceği,
bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının da o yılın sonuna kadar
yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edileceği
belirtilmiştir. Bu esaslar kurumlar vergisi mükellefleri açısından da geçerlidir.
2.2.
Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar
vergisinden ilgili hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde ödenen
geçici vergi mahsup edilir.
Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş
geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibariyle
tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname
üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir.
Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla
yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı bulunmayan geçici
vergi tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade
tarihinden terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi
gereken kanuni sürenin başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
2.3.
Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili
olduğu döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya
kurumlar vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin
diğer vergi borçlarına mahsup edilir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi hükmü
uyarınca, mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı aranmaz. Söz
konusu mahsup işlemi 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükmü de dikkate
alınarak ilgili vergi dairesince re'sen yapılır.
Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas
alınarak yerine getirilir. Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade
tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı uygulanır.
Dolayısıyla bu tarihten sonra söz konusu vergi borçları için gecikme zammı
uygulanmaz.
Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve bu
tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması mükellefçe yazılı olarak
yapılmış iade talebi olarak kabul edilir. Yıllık beyannamenin ilgili
tablosunda/satırında gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade
edilebilmesi için o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurulması gerekir.
Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde
herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması
yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme raporu
aranmaz.
2.4.
Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu
İlgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa
o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici
vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte,
mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi
olmaktadır.
Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer alan
geçici vergiye ilişkin satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi
dönemlerinde ödenen geçici vergi tutarı (ilgili geçici vergi beyannamelerinin
ödenecek geçici vergi satırında yer alan tutarlar toplamı) gösterilir. Yıllık
beyannamenin vergi bildirimi tablosunun kesinti yoluyla ödenen vergiler
satırında ise, o yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı (geçici
vergiden mahsubu yapılan tevkifat tutarları dahil) gösterilir.
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, yukarıda
sözü edilen geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla kesilen
vergilerin tamamı mahsup edilir, kalan tutar ise bu Tebliğin 1.3. bölümünde yer
alan açıklamalar çerçevesinde red ve iade edilir.
3.
Gelir ve Kurumlar Vergisi ile İlgili Vergi Hatalarından Kaynaklanan İade
İşlemleri
3.1.
Yasal Düzenlemeler
Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesinde, 5035 sayılı
Kanunla yapılan düzenleme uyarınca, nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak
fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerin iade ve mahsup
işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait
usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Yapılan bu düzenleme çerçevesinde, gelir ve kurumlar
vergisi ile ilgili vergi hataları nedeniyle fazla tahsil edilen vergilerin
diğer vergi borçlarına mahsup ve iadesi aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
3.2.
Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine
neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi hatası nedeniyle fazla
olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe
iadesi gerekmektedir.
Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir
dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile
iade işleminin aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade
işlemi için dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi
dairelerinin farklı olması halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan
verginin ödendiğini gösteren belgenin ibrazı gereklidir.
Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin
vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği
tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi
borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.
4.
Diğer Hususlar
4.1.
İade Talebinin Gerçeğe Aykırı Belgelere Dayanması
Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin mahsuben/nakden
iade talepleri ile ilgili olarak bu Tebliğde belirtilen ve ibrazı istenen
belgelerin gerçeği yansıtmaması halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili
hükümleri çerçevesinde işlem yapılır. Ayrıca durum mükellefin bağlı bulunduğu
meslek odasına da bildirilir.
4.2.
Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin Vergi Sorumlusunca Tahakkuk Ettirilmemesi veya
Ödenmemesi
Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif
yoluyla kesilen vergilerin, ilgili vergi dairesine ödenmiş veya tahakkuk
ettirilmiş olduğuna ilişkin belgenin istenildiği durumlarda, vergi sorumlusunun
ödeme yapmaması veya hiç beyanda bulunmaması nedeniyle söz konusu belge ibraz
edilemiyorsa, bu durum bağlı olunan vergi dairesine mükellef tarafından
bildirilir.
Konu, ilgili vergi dairesi tarafından vergi sorumlusunun
bağlı olduğu vergi dairesine iletilir ve verginin tahakkuku veya tahsili için
gerekli işlemlere ivedilikle başlanır. Verginin tahakkuku ve/veya tahsilinden
sonra nakden iade işlemleri bu Tebliğin 1.3.2. bölümünde yapılan açıklamalar
çerçevesinde yerine getirilir.
Vergi kesintisi yapanlarca kesilen vergilerin tahakkuk
ettirilmiş olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların yeniden
yapılandırılması nedenleriyle ödenmemesi durumunda, mükelleflerce ilgili kurum
veya kuruluşlarca istihkaklarından kesinti yapıldığına ilişkin belgeye tecil
veya taksitlendirme yapıldığına ilişkin ilgili kurumdan alınacak yazının
eklenmesi yeterlidir.
4.3.
Adına Vergi Kesintisi Yapılan ile Gelir Sahibinin Farklı Gerçek veya Tüzel Kişi
Olması
Bazı durumlarda, adına vergi kesintisi yapılan gerçek
veya tüzel kişi ile üzerinden kesinti yapılan gelirin sahibi olan gerçek veya
tüzel kişi farklı olabilmektedir. Bu durumda gelir sahibinin beyan ettiği gelirle
ilgili olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu ve iadesi konusunda
sorunlar yaşanmaktadır.
Gelirin sahibi olmadığı halde adına vergi kesintisi
yapılmış olan mükellef, ilgili dönemde kendisi adına yapılan vergi
tevkifatlarının ne kadarlık kısmının kendi gelirleri ne kadarlık kısmının diğer
gerçek ve tüzel kişilere ait gelirler ile ilgili olduğunu bildiren bir
dilekçeyi ekinde diğer gerçek veya tüzel kişilere ait olan gelirler ve bunlar
üzerinden yapılmış kesinti tutarlarını gösteren bir tabloyu ve kesilen
vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmış
olduğuna ilişkin belgelerin onaylı bir örneğini bağlı bulundukları vergi
dairesine vereceklerdir.
Tablonun bir örneği dilekçe ve eklerinin tamamlanmış
olması koşuluyla vergi dairesine ibraz edildiği ifadesine yer verilerek
mükellefe iade edilir. Mükellefe iade edilen örnek, gelirin sahibi tarafından
kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsubu ve iadesinde bu Tebliğin önceki
bölümlerinde adına vergi kesintisi yapılan mükelleften istenen belgelerin
yerine kullanılacaktır.
Bankalarca, özel finans kurumlarınca veya aracı
kurumlarca yapılan ödemelerden kesilen vergilerle ilgili olarak, kesintiyi
yapan kurum tarafından düzenlenmiş ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren
bir belgenin eklenmiş olması yeterlidir.
4.4.
Tebliğ Düzenlemelerinin Geçerli Olacağı İadeler
Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, geçmiş dönemlere ilişkin
olup da henüz sonuçlandırılmamış mahsup ve iade talepleri hakkında da
uygulanır.
Yerverilen konularda ek bilgi istenildiğinde lütfen
bizimle temasa geçiniz.
Saygılarımızla,
SİGMA
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.
FK
EK1 KESİNTİ
YOLUYLA ÖDENEN VERGİLERE İLİŞKİN LİSTE (*)