18 Mart
2004
SİRKÜLER NO: 2004/061
- DİĞER
Konu: Serbest Bölgeler Kanununda
Yapılan Değişikliklerin Vergisel Etkileri Hakkında.
Bilindiği üzere, 06 Şubat 2004 tarih ve 25365 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 5084 sayılı “Yatırımların ve
İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”
ile Serbest Bölgeler Kanununda önemli değişiklikler yapılmış olup, söz konusu
değişikliklerin serbest bölgede faaliyet gösteren işletmelerin
vergilendirilmesine ilişkin getirdiği yeniliklere ve yaratması muhtemel
tereddütlere ilişkin geniş açıklamalarımıza 09.02.2004 tarih ve 2004/034 sayılı
sirkülerimizde yer verilmiş idi.
Anılan sirkülerimizde 5084 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler
çerçevesinde serbest bölgelerde faaliyette bulunan işletmelerin birçok verginin
mükellefi haline geldiği ve
sirkülerimizin “8. Değerlendirme” bölümünde dikkatinize sunulan hususlara
ilişkin tereddütlerin giderilebilmesi ve anılan Kanunun daha geniş
olarak yorumlanabilmesine imkan sağlamak amacıyla her bir hususa ilişkin Maliye
Bakanlığından yazılı görüş alınmasında yarar olduğu önemle vurgulanmış idi.
Maliye Bakanlığı 18.03.2004 tarih ve
11542 sayı ile bir bankaya verdiği muktezada “….kanuni veya iş merkezi serbest
bölgede olsa bile vergi uygulamaları bakımından tam mükellef olan firmaların
Bankanızın serbest bölgelerdeki şubelerinde bulunan ve vadesi 5084 sayılı
Kanunun yürürlük tarihinde (06.02.2004) son bulan mevduat hesaplarına yürütülen
faizler ile repo işlemleri nedeni ile bunlara 06.02.2004 tarihinden sonra yapılan
ödemeler üzerinden anılan Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlar dahilinde,
Bankanızın serbest bölgelerde bulunan şubelerince sorumlu sıfatıyla gelir
vergisi tevkifatının yapılması gerekmektedir. Bankanız şubelerince kesilen bu
vergilerin de şubelerin bulunduğu mahal vergi dairesine bu amaçla muhtasar
beyanname yönünden vergi mükellefiyeti tesis ettirerek sorumlu sıfatıyla beyan
edilip ödenmesi gerekmektedir” şeklinde görüş bildirmiştir.
Ancak, kanaatimizce yukarıda anılan
mukteza tereddütleri gidermekten uzak olup, aşağıda ki hususların muktezada
dikkate alınmadığı gerekçesi ile bu hususları da içerecek şekilde konunun
Bakanlıkça bir kez daha değerlendirilmesinin istenmesi yerinde olacaktır.
1) Muktezada anılan 10.12.2003 tarih
ve 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın Ek Karar’ı ile belirlenen stopaj
oranları, Türk vergi mevzuatının serbest bölgelerde 5084 sayılı Kanunun yayımı
tarihinden itibaren geçerli olması sebebiyle ancak 06.02.2004
tarihinden sonra açılan mevduat hesaplarından elde edilen faiz
gelirleri ile bu tarihten sonra yapılan repo işlemlerinden elde edilen repo
kazançlarına uygulanmalıdır. Nitekim, yeni Bakanlar Kurulu Kararları ile
belirlenen yeni stopaj oranları da Bakanlar Kurulu Kararının yayımı
tarihini müteakip açılacak mevduat hesaplarından elde edilecek faiz ve repo
kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmektedir.
2) 5084 sayılı Kanunla Serbest Bölgeler
Kanununa eklenen geçici 3. madde hükmü ile 06.02.2004 tarihi itibariyle Serbest
Bölgeler Kanununa göre kurulan ve serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere
ruhsat almış mükelleflerin bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri
dolayısıyla elde ettikleri kazançları, 06.02.2004 tarihi itibariyle faaliyet
ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir veya kurumlar
vergisinden müstesna kılınmıştır.
Kanun koyucu 06.02.2004 tarihinden
sonra serbest bölgede faaliyete geçecek mükelleflerin serbest bölgelerde elde
ettikleri kazançlara değil, sadece imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlarına Avrupa Birliğine
tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna
kadar gelir veya kurumlar vergisi istisnası tanımaktadır.
Bu yaklaşımla kanun koyucunun,
06.02.2004 tarihinden önce faaliyet ruhsatı alan işletmelerin serbest
bölgelerdeki faaliyetlerinden doğan her türlü kazançlarını vergi dışı tutmak
istemiş ve bu işletmelerin faaliyetleri sonucu elde ettikleri kazançların
değerlendirilmesi anlamını taşıyan ve bu kazançlarının doğal bir unsuru olan
mevduat faiz kazançları ile repo kazançlarını da bu çerçevede vergiden müstesna
kılmış olduğunun anlaşılması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen tartışmalardan da anlaşılacağı üzere, Kanun
değişikliği sonucu serbest bölge firmalarının vergilendirilmesi hakkında
tereddüt duyulan hususlara ilişkin gerekli hassasiyetin gösterilmesinin ve
konuya ilişkin Bakanlıkça henüz detaylı belirlemelerde bulunulmamış olması sebebiyle
vergisel yükümlülüklere ilişkin Bakanlık görüşü alınmasını müteakip gerekli
mükellefiyetlerin tesis ettirilmesinin yerinde olacağını hatırlatmak isteriz.
Yerverilen konularda ek bilgi
istenildiğinde lütfen bizimle temasa geçiniz.
Saygılarımızla,
SİGMA
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.
TB