Sigma YMM

2 Ocak 2004

2 Ocak 2004

SİRKÜLER NO: 2004/002 - KVK

Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler hakkında

TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek kanunlaşan ve Cumhurbaşkanlığı makamının onayına sunulan 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Belediye Gelirleri Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Vergi İadesi Hakkında Kanun, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, 4306 sayılı Kanun ve 4733 sayılı Kanunda değişiklikler yapılmaktadır.

Yasa tasarısına istinaden yapılması düşünülen değişiklik ve düzenlemelerin bir kısmına 24.12.2003 tarih ve 2003/160 sayılı sirkülerimizde yer verilmiş olup tasarı TBMM Genel Kurulu’nda değiştirilerek kabul edilmiştir.

Resmi Gazete’de yayımlanması beklenilen 5035 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklik ve düzenlemeler aşağıda dikkatinize sunulmaktadır:

1. 2004 yılında Kurumlar Vergisi Oranı % 33 olarak uygulanacaktır.

Bilindiği üzere 4842 sayılı Kanun gereği, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren fon payı (SSDF) uygulaması yürürlükten kaldırılmıştır. Fon payı ödenmemesinin 2004 yılı bütçesindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacı ile 5035 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na, Kanunun yayımı tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici 32 nci madde eklenmiştir.

Buna göre 2004 yılı kazançlarının vergilendirilmesinde kurumlar vergisi oranı % 33 olarak uygulanacak olup bu oran, 2004 yılı üçer aylık geçici vergilendirme dönemleri ile ilgili geçici verginin hesabında da dikkate alınacaktır.

Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar ise Kanunun yayımı tarihinden önce kapanmış dönemlerle ilgili geçici vergi hesabında bu oranı uygulamayacaklardır.

Diğer yandan % 33’lük kurumlar vergisi oranı, sadece 2004 yılı kazançları için geçerli olacak 2005 ve sonraki yıl kazançları % 30 oranında vergilendirilecektir:

2. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesine istinaden düzenlenen Muhtasar Beyannameler ertesi ayın 20 nci günü verilecek, ödemeleri ise 26 ncı günü yapılacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun muhtasar beyanname verme zamanı ile ilgili 98 inci maddesi gereği, Kanunun 94 üncü maddesi çerçevesinde vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeleri ve ödemelerini de aynı süre içinde yapmaları mecburidir. 4842 sayılı Kanunla ertesi ayın 20’si olan Muhtasar beyanname verme ve ödeme süresi 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren ertesi ayın 23’üne uzatılmıştı.

5035 sayılı Kanunun 48/ 4) e) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Muhtasar beyanname verme süresi tekrar izleyen ayın 20’sine alınmış ve 48/ 4) f) maddesi ile de beyanname verme süresi ile ödeme süresi birbirinden farklılaştırılarak ödemenin, beyanname verilecek ayın 26 ncı günü akşamına kadar yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesine istinaden düzenlenen;

-Aylık muhtasar beyannameler, ertesi ayın 20 nci günü verilecek ve ödemesi 26 ncı günü yapılacaktır.

-Üç aylık muhtasar beyannameler, Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının 20 nci günü verilecek ve ödemesi 26 ncı günü yapılacaktır.

3. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24 üncü maddesine istinaden düzenlenen Muhtasar Beyannameler eskiden olduğu gibi, ertesi ayın 20 nci günü verilecek, ödemeleri de 20 nci günü yapılacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24 üncü maddesi gereği, dar mükellefiyete tabi kurumlara bir ay içinde nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iratlar ile bunlardan kesilen kurumlar vergisinin, müteakip ayın 20 nci günü akşamına kadar bağlı bulunulan vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirilmesi ve Kanunun 41 inci maddesi gereği aynı gün ödenmesi zorunlu idi. 4842 sayılı Kanunla 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren ertesi ayın 20’si olan Muhtasar beyanname verme ve ödeme süresi ertesi ayın 23’üne uzatılmıştı.

5035 sayılı Kanunun 48/ 4) b) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Muhtasar beyanname verme süresi tekrar izleyen ayın 20’sine alınmış ödeme süresi ile ilgili 41 inci maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Buna göre, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24 üncü maddesine istinaden düzenlenen muhtasar beyannamenin ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar verilmesi ve ödemenin de aynı süre içinde yapılması gerekmektedir.

4. Kurum geçici vergi beyannameleri üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 10 uncu günü verilebilecek ve ödemeleri de 17 nci günü yapılabilecektir.

Kurumlar Vergisi mükellefleri Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120 nci maddesinde belirtilen esaslara göre kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödemektedirler. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120 nci maddesi ile Bakanlar Kurulu’na, geçici vergi dönemlerini üç aya indirmeye ve geçici verginin beyan ve ödeme sürelerini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 15 inci günü akşamı olarak belirlemeye yetki vermiş olup hesaplanan geçici verginin de geçici vergi dönemini izleyen ikinci ayın 15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine beyan edilmesi ve aynı süre içinde de ödenmesi gerekmektedir.

5035 sayılı Kanunun 48/ 4) g) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Bakanlar Kuruluna geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 10 uncu, ödeme süresini ise 17 nci günü akşamı olarak belirleme yetkisi verilmekte olup hesaplanan geçici verginin de geçici vergi dönemini izleyen ikinci ayın 10 uncu günü akşamına kadar vergi dairesine beyan edilmesi ve 17 nci günü akşamına kadar ödenmesi gerekmektedir.

Bakanlar Kurulunun sözkonusu yetkisini kullanması halinde geçici vergi beyannamelerinin üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 10 uncu günü verilmesi, ödemesinin de 17 nci günü yapılması gerekecektir.

5. Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannameleri izleyen yılın Nisan ayının 15 inci günü verilecek, ödemesi de Nisan ayının 30 uncu günü yapılacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 21 inci maddesi gereği, Kurumlar Vergisi Beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ay içinde verilmekte ve 40 ıncı maddesi gereği Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında 3 eşit taksitte ödenmekte idi. 4842 sayılı Kanunla 40 ıncı madde değiştirilmiş ve 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Kurumlar Vergisinin beyanname verme süresi içinde bir defada ödenmesi kararlaştırılmıştı.

5035 sayılı Kanunun 48/ 5) a) maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 21 inci, 48/ 5) c) maddesi ile de 40 ıncı maddesi, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren değiştirilmektedir.

Buna göre 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren;

-Kurumlar Vergisi Beyannamesi hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın 15 inci günü verilecek,

-Kurumlar Vergisi, 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar tek taksitte ödenecektir.

Dolayısıyla normal hesap dönemi uygulayan mükelleflerin Kurumlar Vergisi Beyannameleri ertesi yılın 15 Nisan günü verilecek, kurumlar vergisi ise 30 Nisan günü tek taksitte ödenecektir.

6. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedeli ticari kazançlardan indirilebilecektir.

5035 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ıncı maddesine 10 uncu bent eklenmiş ve fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin gider olarak indirilmesi kabul edilmiştir.

Bu durumda Kurumlar Vergisi mükellefleri de Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren bağışladıkları gıda maddelerinin maliyet bedelini, gider olarak kaydedebileceklerdir.

Diğer yandan sözkonusu gıda maddelerinin teslimi de KDV’den istisna olduğundan bu maddelerin alımı veya imali sırasında yüklenilen KDV’lerin de maliyet bedeli içerisinde gider olarak kaydı gerekecektir.

7. Mazbut vakıflara yapılan bağış ve yardımlar ile eski eser tescilli abide eserlerin bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla yapılan bağış ve yardımların tamamı yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilecektir.

5035 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Kurumlar Vergisi Kanunu’nun indirilecek giderlerle ilgili 14 üncü maddesine ekleme yapılmakta ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile belediyeler dahil diğer kamu kurum ve kuruluşları adına kayıtlı olan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu nezdinde eski eser tescilli abide eserlerin; bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla abide eserin kayıtlı olduğu kurum ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamının hasılattan indirilmesi kabul edilmektedir.

Buna göre 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren;

-Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde ve denetiminde bulunan mazbut vakıflar ile

-Belediyeler dahil diğer kamu kurum ve kuruluşları adına kayıtlı olan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu nezdinde eski eser tescilli abide eserlerin bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla abide eserin kayıtlı olduğu kurum ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamı yıllık beyanname ile bildirilen gelirden indirilebilecektir.

8. Yıllık beyannamede gösterilen kazanç ve iratlardan kesilen vergilerin iade veya mahsup usul ve esasları belirlenecektir.

Bilindiği üzere Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 44 üncü maddesine göre beyannamede gösterilen kazançlardan bu kanuna ve Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş olan vergiler hesaplanan Kurumlar Vergisinden mahsup edilmekte, mahsubu yapılan tutarın hesaplanan vergiden fazla olması durumunda aradaki fark, vergi dairesince mükellefe bildirilmekte ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine de iade veya mahsup edilmektedir. Ancak bir yıl içinde müracaat etmeyen mükellef bu hakkı kaybetmektedir.

5035 sayılı Kanunun 17 inci maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 44 üncü maddesine ekleme yapılmakta ve Maliye Bakanlığı’na, iadeyi mahsuben veya nakden yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlama ve iade için aranılacak belgeleri belirleme yetkisi verilmekte ve bu yetkinin; kazanç türleri, iade şekilleri, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsü veya belli hadler çerçevesinde de kullanılabileceği belirtilmektedir.

Diğer yandan Kanuna göre sözkonusu mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılacaktır.

İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi ise, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılacak olup aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmayacaktır.

9. Kanunun geçici 28/a) maddesinde değişiklikler yapılmıştır.

9.1. İstisnanın uygulanma süresi 31.12.2004 tarihine kadar uzatılmıştır.

4444 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’na geçici 28/ a) maddesi eklenmiş ve 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesna kılınmış ve bu istisnadan, kurumların üretim ve turizm yatırım veya işletme belgesine sahip turizm tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanması hükme bağlanmış ve 4783 sayılı Kanunla, istisnanın uygulanma süresi 31.12.2003 tarihine kadar uzatılmıştı.

5035 sayılı Kanunun 48/ 5) d) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren, sözkonusu istisnanın uygulanma süresi 31.12.2004 tarihine kadar uzatılmaktadır.

9.2. Ortak olunan şirketlerin Geçici 28/a maddesi uygulamaları nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iratlarının durumu tartışma yaratacaktır.

Geçici 28/ a) maddenin 4503 sayılı Kanunla 29 Ocak 2000 tarihinden itibaren değiştirilen üçüncü alt bendine göre; “Bu kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iradı için beyanname verilmez, başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye bu gelir dahil edilmez. Üretim veya turizm tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak veya kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-ii) alt bendine göre vergi tevkifatına tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkifatı % 15 olarak uygulanır. Bakanlar Kurulu bu oranı işlemlerin türlerine göre ayrı ayrı veya topluca % 0'a kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya yetkilidir.”

Sözkonusu bent, 5035 sayılı Kanunun 49/ 3) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

4842 sayılı Kanunla yatırım indirimi istisnası hariç, kurumlar vergisinden istisna kazançlar üzerinden stopaj yapılması uygulamasına son verilmesi ve sadece kâr dağıtımında stopajın zorunlu hale gelmesi nedeniyle bu bendin iptal edilmesinin herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Ancak 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/ 6. b. i) maddesine “(Kârın sermayeye ilavesi/eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.)” hükmü eklenmesine rağmen Maliye Bakanlığı’nın, ortak olunan şirketlerden bu şirketlerin geçici 28/a maddesi uygulamaları nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iratlarını beyana tabi tutması nedeniyle tartışmalar doğmuş ve geçici 28/a maddesine, “Bu kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iradı için beyanname verilmez, başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye bu gelir dahil edilmez.” hükmü eklenmişti.

Sözkonusu hükmün iptal edilmesi bu tartışmaların tekrar yapılması sonucunu doğuracaktır.

10. Kanunun geçici 29 uncu maddesinde değişiklikler yapılmıştır.

10.1. İstisnanın uygulanma süresi 31.12.2004 tarihine kadar uzatılmıştır.

4605 sayılı Kanunla 31.12.2003 tarihine kadar uygulanmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’na geçici 29 uncu madde eklenmiş ve Türkiye'de faaliyette bulunan bankaların aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar ile bu bankalara doğrudan veya dolaylı olarak iştiraki bulunan tam mükellef sermaye şirketlerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançların satışın yapıldığı yılda banka sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesna kılınmış ve 3.7.2001 tarihinde, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalara borçlu durumda olan tam mükellef sermaye şirketleri ve kefilleri tarafından bu borçlara karşılık bankalara devredilen gayrimenkul ve iştirak hisselerinden doğan kazançlar da istisna kapsamına alınmıştı.

5035 sayılı Kanunun 48/ 5) e) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren, sözkonusu istisnanın uygulanma süresi 31.12.2004 tarihine kadar uzatılmaktadır.

10.2. Tüzel kişiliğin sona ermesi şartı aranmaksızın yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubeleri de geçici 29 uncu madde kapsamına alınmıştır.

5035 sayılı Kanunun 48/ 5) e) maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren, Türkiye'de faaliyette bulunan bankalarla ilgili olarak geçici 29 uncu maddede yeralan hükümlerden, Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları yanında tüzel kişiliğin sona ermesi şartı aranmaksızın yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubeleri de yararlanabilecektir.

11. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile yönetici şirketler, bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ve bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personeline 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisi istisnası tanınmaktadır.

5035 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi ile 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren 06.07.2001 tarih ve 24454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa geçici 2 nci madde eklenmekte ve

-Yönetici şirketlerin 4691 sayılı Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile

-Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin,

münhasıran bu bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.

Diğer yandan aynı madde ile bölgede çalışan;

-Araştırmacı,

-Yazılımcı ve

-AR-GE personelinin

bu görevleri ile ilgili ücretleri de 31.12.2013 tarihine kadar her türlü vergiden müstesna kılınmaktadır.

Yerverilen konularda ek bilgi istenildiğinde lütfen bizimle temasa geçiniz.

Saygılarımızla,

SİGMA

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

ACK