Sigma YMM

Büyükdere Cad

4 Ekim 2002

SİRKÜLER NO: 2002/084 – GVK

Konu: Gelir Vergisi Kanunu’ nda yeralan bazı menkul kıymetlerin vergilendirilmesine ilişkin istisna uygulaması, gayrimenkul kazançlarındaki istisna süresine ilişkin düzenleme ve diğer bazı düzenlemeler 31.12.2002 tarihi itibariyle sona ermektedir.

14.08.1999 tarih ve 23786 nolu Resmi Gazete’ de yayımlanan 4444 sayılı Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ nda değişiklikler yapılmış ve bu düzenlemelerin geçerlilik süresi 31.12.2002 tarihi olarak belirlenmişti. 4444 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar ise 25.09.1999 tarih ve 23827 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 227 sıra numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’ nde yeralmıştı (konuya ilişkin 16 Ağustos 1999 tarih YMM-1244-99/066 no, 20 Ağustos 1999 tarih ve YMM-1244-99/067 no, 28 Eylül 1999 tarih ve YMM-1244-99/085 nolu sirkülerlerimize web sitemizden ulaşabilirsiniz).

T.B.M.M.’ nin 01.10.2002 tarihi itibariyle tatile girmiş olması ve önümüzdeki seçim dönemi sebebiyle vergi kanunlarının çıkartılması suretiyle, 4444 sayılı Kanunla getirilen ve yürürlük tarihi 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erecek kanun maddelerinin sürelerinin uzatılması  ihtimali ortadan kalkmış gözükmektedir. Geçici Bütçe Kanunu ile de sözkonusu maddelerin yürürlük sürelerinin uzatılmasına ilişkin bir düzenleme yapılmaz ise, 4444 sayılı Kanunla getirilen uygulamalar 31.12.2002 tarihi itibariyle sona erecek olup, 01.01.2003 tarihinden itibaren otomatik olarak Gelir Vergisi Kanunu’ nun eski maddeleri yürürlüğe girecektir. 01.01.2003 tarihinden itibaren tekrar yürürlüğe girecek olan eski düzenlemeler aşağıdaki gibidir.

1. Gerçek Kişilerin Menkul Kıymet Faiz Gelirlerinin Beyanı Esaslarındaki Değişiklikler

a-) 01.01.1999 – 31.12.2002 dönemindeki durum

4444 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 55 inci madde uyarınca  01.01.1999 – 31.12.2002 tarihleri arası elde edilen;

-          Mevduat faizleri,

-          Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen  kar payları ve özel finans kurumlarınca  kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,

-          Repo gelirleri,

-          Menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları,

beyana tabi bulunmamaktadır. Sözkonusu dönemde elde edilen bu gelirlerin miktarı ne olursa olsun bu gelirler için beyanname verilmeyecektir. Gerçek kişiler elde ettikleri diğer gelirleri dolayısı ile yıllık gelir vergisi beyannamesi verdikleri takdirde yukarıda sayılan gelirleri beyannamelerine dahil etmeyeceklerdir. Diğer taraftan, sözkonusu gelirlerin ticari işletme bünyesinde elde edilmesi halinde ticari kazancın unsuru olarak değerlendirilecekleri ve dolayısıyla vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınacakları tabiidir.

Bu gelirler dışında kalan,           

-          Kar Payları (Vergi Alacaği Dahil)

-          Hazine Bonosu faizleri,

-          Devlet Tahvili faizleri,

-          Özel Sektör Tahvil ve Finansman Bonosu Faizleri,

-          Varlığa Dayalı Menkul Kıymet Faizleri,

-          Türk Hazinesince Çıkarılan Eurobond Faizleri,

-          Yabancı ülke ve yabancı şirket Tahvil ve Bono faizleri

-          Yurt Dışındaki Banka ve Offshore Bankalardan edinilen Mevduat Faizlerinin

yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

(2002 yılında elde edilen menkul kıymetlerin vergilendirilmesi için bakınız 30.07.2002 tarih ve 2002/071 nolu sirkülerimiz.)

b-) 01.01.2003 tarihinden sonraki durum

01.01.2003 tarihinden sonra elde edilen aşağıda yeralan menkul sermaye iratlarının elde edildiği döneme ilişkin gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

-          Mevduat faizleri,

-          Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen  kar payları ve özel finans kurumlarınca  kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,

-          Repo gelirleri,

-          Menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları.

Kar payları (vergi alacaği dahil), hazine bonosu, devlet tahvili, özel sektör tahvil ve finansman bonosu, varlığa dayalı menkul kıymet, Türk Hazinesince çıkarılan Eurobond, yabancı ülke ve yabancı şirket tahvil ve bonolarından elde edilen faizler ile yurt dışındaki banka ve offshore bankalardan elde edilen mevduat faizlerinin de yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesine devam edilecektir.

Yukarıda yerverilen gelirler beyan edilirken enflasyondan arındırılacak ve arındırmadan sonra bulunan tutarın beyan haddinin üzerinde olması durumunda (beyan haddi GVK ‘ nun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısı olarak hesaplanmakta olup, 2002 yılı gelirleri için beyan haddi 6.650.000.000 TL’ dir. 2003 yılı gelirlerine uygulanacak beyan haddi henüz belli değildir.), enflasyondan arındırılmış gelirin tamamı beyan edilecektir.  Beyan haddinin altında kalınıyorsa elde edilen gelir beyan edilmeyecektir.

2. Gerçek Kişilerin Menkul Kıymetlerinin Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlarının Vergilendirilmesi

a-) 01.01.1999 – 31.12.2002 dönemindeki durum

4444 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 56 ncı madde ile, 1999 - 2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 1, 2, 80, 81, 82, Geçici 46 ve Geçici 47 inci maddeleri yerine bu maddede yer alan hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştı.

Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun 80, 81 ve 82 nci maddeleri diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesine ilişkin hükümleri içermektedir.

Dolayısıyla, 1999-2002 yıllarında elde edilecek diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesinde Geçici 56 ncı madde hükümleri uygulanacaktır.

Yapılan düzenleme esas itibariyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 4369 sayılı Kanun öncesindeki sair kazanç ve iratların vergilendirilmesinde uygulanan hükümlerinin 1999 - 2002 yıllarında elde edilecek diğer kazanç ve iratların vergilendirilmesinde de uygulanmasını öngörmektedir.

4444 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 56 ncı madde hükmü ile ivazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere hisse senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 3 ay içinde veya iktisaptan evvel elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ile diğer menkul kıymetlerin (menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgeleri hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak sayılmıştır.

Diğer bir ifadeyle;

     - İvazsız olarak elde edilen menkul kıymetlerin,

     - İktisap tarihinden başlayarak 3 aydan fazla elde tutulan hisse senetlerinin,

     - Menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerinin,

01.01.1999-31.12.2002 döneminde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, diğer kazanç ve irat olarak dikkate alınmayacaktır. Bu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir.

Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların vergilendirilmesinde 1999 yılı için 3.500.000.000 TL’lık istisna tutarı dikkate alınacaktır.

b-) 01.01.2003 tarihinden sonraki durum

Geçici 56 ıncı maddenin 31.12.2002 itibariyle son bulacak olması sebebiyle 01.01.2003 tarihinden itibaren

-          İktisap tarihinden başlayarak 1 yıldan az elde tutulan hisse senetlerinin,

-          İktisap tarihinden başlayarak 1 yıldan az elde tutulan, portföyünün en az % 51’ i Türkiye’ de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin ve

-          Portföyünde % 51’ in altında Türkiye’ de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerini ihtiva eden menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin

elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar beyana tabi olacaktır. İlk iki sırada yeralan menkul kıymetlerin 1 yıldan fazla elde tutulduktan sonra satılmasından sağlanan kazançlar ise vergilendirilmeyecektir.

Görüldüğü üzere hisse senetleri için vergileme kriteri açısından elde tutma süresi 3 aydan 1 yıla çıkmış olmakta ve yatırım fonlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar (1 yıldan fazla elde tutulan, portföyünün en az % 51’ i Türkiye’ de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar hariç) vergiye tabi hale gelmektedir.

Veraset yoluyla veya ivazsız olarak meydana gelen intikallerin beyanına da gerek bulunmamaktadır.

Diğer taraftan hazine bonosu, devlet tahvili, özel sektör tahvil ve finansman bonosu, varlığa dayalı menkul kıymet, Türk Hazinesi’nce çıkarılan eurobond, yabancı ülke ve yabancı şirket tahvil ve bono vb. menkul kıymetlerin vadesinden evvel kesin alım-satım vb. suretle elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazancı eskiden olduğu gibi gelir vergisine olacaktır.

Yukarıda yerverilen gelirler beyan edilirken enflasyondan arındırılacak ve arındırmadan sonra bulunan tutarın beyan haddinin üzerinde olması durumunda (2002 yılı gelirleri için beyan haddi 3.500.000.000 TL’ dir.), beyan haddinin üzerindeki tutar beyan edilecektir.  Beyan haddinin altında kalınıyorsa elde edilen gelir beyan edilmeyecektir.

3. Gerçek Kişilerin Gayrimenkullerinin Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlarının Vergilendirilmesi

a-) 01.01.1999 – 31.12.2002 dönemindeki durum

4444 sayılı Kanunla getirilen Geçici 56ncı madde ile, Geçici 46 ıncı maddede yeralan 5 yıl elde tutulup daha sonra elden çıkarılan konutlara ve köy kıymet beyan defterine kayıt edilen gayrimenkullere ilişkin 31.12.2008 yılına kadar geçerli olan istisna 4 yıl süre ile ertelenmiş, bu istisnanın  yerine değer artışı kazançlarında tanımlanan daha geniş kapsamlı ve sürenin 5 yıldan 4 yıla indiği 31.12.2002 tarihine kadar geçerli olan istisna uygulamaya girmişti. Buna göre iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının 1 (arazi, bina, maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzleri ve teferruatları), 2 (voli mahalleri ve dalyanlar), 4 (gayrimenkul olarak tescil edilen haklar), 7 (gemi ve gemi payları ile bilimum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları) numaralı bentlerinde yazılı gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak 4 yıl içinde elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları gelir vergisine tabi olup, iktisap tarihinden itibaren 4 yıl tutulduktan sonra satılan gayrimenkullerin elden çıkarılması sonucu oluşan değer artışı kazancı ise gelir vergisine tabi bulunmamakta idi.

b-) 01.01.2003 tarihinden sonraki durum

4 yıllık süreye ilişkin düzenlemenin 31.12.2002 tarihinde yürürlükten kalkacak olması sebebiyle istisna süresi 5 yıla uzamış bulunduğundan 01.01.2003 tarihinden itibaren gayrimenkullerin 5 yıl içinde elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları gelir vergisine tabi olup, iktisap tarihinden itibaren 5 yıl tutulduktan sonra satılan gayrimenkullerin elden çıkarılması sonucu oluşan değer artışı kazancı ise gelir vergisine tabi olmayacaktır.

4. Gelir Vergisi Tarifesi

4444 sayılı Kanunla, 1999-2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde ücret geliri elde edenler dışında kalan gelir vergisi mükelleflerinin gelir vergisi oranları 5 puan arttırılmıştı. 31.12.2002 itibariyle bu düzenlemenin süresinin dolacak olması sebebiyle 01.01.2003 tarihinden itibaren elde edilen ücret ve ücret dışındaki gelirlere % 15 oranındaki vergi dilimi ile  başlayan aynı gelir vergisi tarifesi uygulanacaktır.

5. “Gelir” in tanımı

4444 sayılı Kanunla getirilmiş olan düzenleme uyarınca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” hakkında 1 inci maddesi ve “Gelirin Unsurları” hakkında 2 inci maddesi 1999-2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde Geçici 56 ıncı maddede yeralan şekilleri ile uygulandığından, 1999-2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde 4369 sayılı Kanun ile getirilen ve Mali Milat uygulamasına esas teşkil eden “gerçek kişinin tasarruf veya harcamasına kaynak teşkil eden her türlü kazanç ve irat” olarak gelirin tanımlanmasından 31.12.2002 tarihine kadar vazgeçilmiş, dolayısıyla 4369 sayılı Kanun ile uygulanmak istenen, bütün gelirlerin Gelir Vergisi Kanunu kapsamına alınması 4 yıl süre ile ertelenmiş, yani 4369 sayılı Kanun’dan evvelki uygulamaya dönülmüştü.

Geçici 56 ıncı maddenin yürürlüğünün 31.12.2002 tarihinde sona erecek olması sebebiyle, 01.01.2003 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanunu’ nun 1 ve 2 inci maddeleri uyarınca, gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği, tasarruf veya harcamasına kaynak teşkil eden her türlü kazanç ve irat” olarak tanımlanacak ve böylelikle kaynağı ne olursa olsun her türlü kazanç ve irat (forward, arbitraj, option, vb. kazançlar dahil) vergiye tabi gelir olarak nitelendirilecektir.

Yerverilen konularda ek bilgi istenildiğinde lütfen bizimle temasa geçiniz.

 

Saygılarımızla,

 

SİGMA

 

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.